MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Borca itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından, borçlu aleyhine Asliye Ticaret Mahkemesi ilamında, vekil eden lehine hükmedilen vekalet ücreti ile işlemiş faizi olmak üzere toplam 9857,40 TL alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacak kalemlerine işleyecek yıllık % 17,75 ticari faiziyle tahsili amacıyla ilamlı takip başlatılmış, borçlu vekili, bu alacaklara % 17,75 TL ticari avans faizi işletilmesinin ilama aykırı olduğunu, kararın kesinleşmesinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ve ilamda hükmedilen vekalet ücretinin vekile ait olması nedeniyle asilin takip yapamayacağını belirterek borca, işlemiş ve işleyecek faize itiraz etmiştir. Mahkemece vekalet ücretinin avukatın yapmış olduğu ticari bir iş karşılığı hükmedilen alacak olması nedeniyle ticari faiz istenebileceği, Avukatlık Kanunu 164/son ve HMK 330.maddeleri gereğince vekalet ücretinin taraflar lehine hükmedileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 323/ğ maddesinde, avukatlık ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı Yasa'nın 326. maddesi hükmünde de, yargılama gideri olarak hükmolunan avukatlık ücretinin ancak yargılamanın tarafları arasında geçerli olacağı belirtilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesinde; (dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir) hükmüne yer verilmiş ise de, bu hüküm vekil ile müvekkil arasında çıkacak ve iç ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkları düzenlemek amacıyla öngörülmüştür (HGK'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-213 Esas, 2004/215 Karar). Bu nedenle ilamda hükmedilen vekalet ücretinin vekile ait olması nedeniyle asilin takip yapamayacağı yönündeki şikayet yerinde görülmeyerek reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Takibe dayanak ilamda yargılama gideri olan vekalet ücretinin ticari faizle tahsiline ilişkin hüküm bulunmamaktadır. İlamın hüküm kısmının aynen infazı zorunlu olup dar yetkili İcra Mahkemesi yorum yoluyla hüküm fıkrasını değiştiremez. (HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar). İlamda hüküm altına alınan avukatlık ücreti HMK.nun 323, 326 ve 330. maddeleri ile Avukatlık Kanunu ve eki olan ücret tarifesi içeriğine göre belirlenmektedir. Sözü edilen ve asıl alacağın eklentisi niteliğindeki bu alacak kalemi ticari alacak kapsamında değerlendirilemez. Takip dayanağı ilamda faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faiz istenebilir. Ancak, hükmün infazı için kesinleşmesi gereken hallerde, ilamda yer alan eklentiler de ilamın kesinleştiği tarihte istenebilir hale geleceğinden, faizin, kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanması ve itirazın bu kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir (İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1995 tarih 1994/2 E. - 1995/2 .... sayılı kararı). Dayanak ilam kesinleşmeden takibe konulabilecek ilamlardan olduğundan karar tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 1.maddesine göre yasal faiz istenebilir. O halde Mahkemece bu yöne ilişkin şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy