MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
... ile ... aralarındaki alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 9. Aile Mahkemesi'nden verilen 17.04.2013 gün ve 220/464 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... bizzat ve vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, tarafların evli iken boşandıklarını, boşanma dosyasında celp edilen banka kayıtlarına göre, davalının 2004 yılından itibaren müvekkilinin izni ve ...si olmadan İş Bankası ... Şubesi'nde bulunan ortak hesap ve bu hesaba bağlı olarak ortak yatırım hesaplarından kendi hesaplarına para transferi yaptığını, davalının 2004 yılından itibaren ortak hesaptan kredi kartı ödemesi adı altında ekstre borcunun çok üzerinde parayı kendi kişisel hesabına geçirdiğini, üç yıl içinde davalının toplam 70.548 TL'yi eşinin haberi ve izni olmadan ailenin kazancını biriktirdiği hesaptan kendi hesabına aktardığını, 04.01.2007 ve 11.01.2007 tarihlerinde ortak hesaptan kendi hesabına toplam 47.177 TL'lik (25.322 Euro) bir aktarım yaptığını, İş Bankası ... Şubesi ... numaralı davalıya ait döviz hesap hareketlerinden görülebileceği gibi 04.08.2006 tarihinde ortak hesaptan bu hesaba 38.188 TL'lik (20.000 Euro) bir aktarma olduğunu, bu hesabın 27.11.2006 tarihinde kapatılarak o günkü birikimin yine davalıya ait 335986 numaralı hesaba devredildiğini, ayrılma kararından sonra bu hesaptan satışların davalının kendi hesabına yapıldığını, Garanti Bankası hesap dökümü incelendiğinde tarafların ortak olduğu şirketten davalı ...’un davacının istifasından ve şirket ile ilgili hesapların çıkartılmasından önce 30.000 TL'lik tutarın 24.08.2007 tarihinde kendi özel hesabına geçirdiğinin görüleceğini, evlerin ayrılmasından sonra Garanti Bankası hesabından 03.09.2007-10.10.2007 tarihleri arasında toplam 114.000 TL nakit para çekimlerinin Üniversite Öğretim Üyesi olarak çalışan eşiyle ortak olduğu eşinin idare ettiği şirketten gelen ve ortak hesaba yatan gelir dışında hiçbir geliri olmayan bir kişi için şüphe verici bir birikimi gösterdiğini, davacının ayrılma kararını bildirdikten sonra 08.06.2007 tarihinde İş Bankası ... Şubesi'nde tarafların ortak hesaplarından 187.055 TL (137.290 ABD doları) olan tutarın evlerin ayrılmasından sonra 17.09.2007 tarihinde 111.515 TL'ye (90.765 ABD doları) düştüğünü, yıl sonunda da tamamen eridiğini, Haziran-Aralık 2007 tarihleri arasında davacının ortak hesaplara ek olarak 76.351 TL bir birikim daha getirdiğini, bu hesaplarda bulunan paranın ortak çocukların okulu için yapılan 15.000 TL ve ...'ün kredi kartı ödemeleri olan 24.000 TL harcamaları hariç tümüyle davalı tarafından kullanıldığını, davalı tarafından yapılan bu işlemlerin hukuka aykırı olup davacının zararına neden olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 412.319 TL tutarındaki miktarın 50.000 TL'lik kısmının iadesine karar verilmesini istemiş, uzman bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar neticesi davacının alacağına karşılık olarak talep ettikleri miktarı ıslah ederek 50.000 TL'den 126.234,08 TL'ye yükseltmiş, ayrıca yasal faiz de talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ... İş Bankası Şubesi'nde bulunan hesabın davalının maaş hesabı olup davalının müşteri numarasının ve şifresinin davacının da kullanımına sunulduğunu, İş Bankası hesabının diğer gelirleriyle birlikte davacıyla ortak kullandıkları bir hesap olduğunu, diğer taraftan davacının ... adlı hayat sigortasından önemli bir birikimi, davacının ortak hesaplarında kullandığı kredi kartlarının dışında Garanti Bankası HSBC Bank, Akbank kredi kartları, davalı ile davacının ortağı olduğu ... Grubu Limited Şirketi'nin ticari faaliyetleri gerekçesi ile 2004-2005 yıllarından itibaren haftanın 2-3 gününü ...'da geçiren davacının harcamalarını kredi kartlarından yaptığını, 30.000 Dolara tenis dersleri aldığını, davacının babasının büyük bir inşaat şirketinin bulunduğunu, davacının şirketten elde ettiği gelirinin bilinmediğini, yine davacının 100.000 TL sermayeli ... Limited Şirketi ünvanlı şirketin ortağı olup 210 hisse karşılığı 42.000 TL sermaye koyduğunu, müşterek çocukların okul ve diğer giderleri toplamı 70.000 TL'nin davalı tarafından karşılandığını, dava dilekçesinde belirtilen banka hesaplarındaki rakamlarla oynanmak suretiyle çok fazla gösterilmeye çalışıldığını, fiilen ayrıldıkları 2007 Ağustos ayından itibaren hiçbir sınırlama konulmaksızın İş Bankası'ndaki toplam varlıkların her iki tarafında faydalanmasına olanak sağladığını, banka kayıtları incelendiğinde ortak hesaptaki hareketlerin görüleceğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının ıslah edilmiş haliyle kabulü ile 126.234,008 TL'nin davanın ıslah tarihinden (17.01.2011) faiz yürütülerek 17.01.2011 tarihinden değişen oranlarla işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihinden faiz isteminin baştan faiz istenmemesi sebebi ile reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 15.05.1987 tarihinde evlenmişler, 05.09.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 13.05.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Davacı tarafça davadaki talebin bir alacak davası olduğu ve mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olmadığı iddia edilmekte ise de dava dilekçesindeki açıklamalar, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre talebin taraflar adına ortak hesaptan davalının kendi hesabına aktardığı iddia edilen miktara yönelik alacak olduğu, ortak hesap 14.04.1999 tarihinde açılmış ise de talep konusu bu hesaba bağlı ortak yatırım hesabının 26.09.2003 tarihinde açılmış olması ve 2004 yılından sonra taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde ortak hesapta bulunan miktara yönelik talepte bulunulması sebebiyle katılma alacağı olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu niteleme karşısında davaya Aile Mahkemesi tarafından bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmüştür.
Katılma alacağı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar bu durumları ile tasfiyeye konu edilir (TMK'nun 231/1 m.). Söz konusu mal varlıklarının boşanma dava tarihinden önce devredilmesi durumunda ise devredildiği tarihteki değeri esas alınarak hesaplama yapılır (TMK'nun 235/son m.). Yasadan kaynaklanan katılma alacağı bakımından tarafların çalışıp çalışmamalarının veya fiilen ayrı olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Evliliğin devam etmesi ve tasfiyeye konu mal varlığının evlilik içinde edinilmiş olması yeterlidir.
Mahkemece toplanan deliller ve daha detaylı olduğu kabul edilen 04.01.2011 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak yazılı şekilde ıslah edilmiş miktar üzerinden 126.234,008 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka ve hesap numaraları ayrıntıları ile belirtilen hesaplardan ortak hesaba yatırılan ve ortak hesaptan aktarılan para hareketlerinin denetime esas olacak şekilde gereği gibi irdelendiği ve hesap hareketlerindeki artış ve azalmaların tesbitinin yapıldığı ancak talebin genel alacak isteği olarak değerlendirilerek yarı yarıya tarafların hakkı olduğu sonucuna varıldığı görülmektedir. Çelişkili olduğu ileri sürülen 18.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda ise talebin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı olarak nitelendirilerek ilk rapordaki değerlerden de yararlanılarak TMK'nun 202, 219, 225, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri doğrultusunda artık değerin yarısı oranında 118.312,88 TL katılma alacağı hesaplanmıştır. Her iki bilirkişi raporu arasında davanın nitelendirmesi sebebiyle farklılıklar bulunmakta olup bu nedenle raporlar arasında çelişki bulunduğundan söz edilemez. Ancak Mahkemece, doğru nitelendirme ile usul ve Dairenin uygulamalarına uygun bulunan 18.02.2013 tarihli bilirkişi raporuna değer verilerek davacı lehine 118.312,88 TL katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın nitelendirilmesinin hatalı yapıldığı anlaşılan 04.01.2011 tarihli rapora itibar edilerek davalı aleyhine fazla miktara hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan katılma alacağı davalarında faize karar tarihinden geçerli olarak hükmedilmesi gerektiği de hüküm kurulurken göz önünde bulundurulmalıdır.(TMK. m.239).
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve 540,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy