MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İcra takibine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Çaycuma Kadastro Mahkemesi'nin 06.07.2010 gün ve 2009/42 Esas 2010/66 Karar sayılı ilamıyla "...taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda A ile gösterilen 28,33 m2'lik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile yola ilavesine, bu haliyle taşınmazın 240,25 m2 olarak tespit maliki adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verildiği, alacaklı tarafından bu ilama dayalı olarak ilamli icra takibine başlandığı, şikayetçi borçluya vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile bunun işlemiş faizini içeren örnek 4-5 icra emri ile birlikte taşınır teslimine veya taşınmaz tahliye veya teslimine ilişkin örnek 2 icra emri tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Şikayetçi borçlu vekilinin İcra Mahkemesine başvurusunda, diğer şikayetlerinin yanında, takibe dayanak ilamda taşınmazın teslimi ile ilgili hüküm fıkrası olmadığından, tahliye teslim yönündeki istemin ilama aykırı olduğunu ileri sürerek icra takibinin iptalini talep etmiş; Mahkemece, takip konusu ilamda malik adına tapuya kayıt ve tescil kararı verildiğinden kararın gereğinin yerine getirilmesi için ilgiliye örnek 2 icra emrinin gönderilmesi gerektiği belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
Oysa, icra takibine konu dayanak ilamda, belirtilen bölümün ifrazı ile yola ilavesine, maliki adına tapuya tesciline karar verilmiş olup verilen bu kararın infazı ilamın alacaklısı tarafından tapu dairesinde gerçekleştirilecek nitelikte olup borçluya yüklenen "bir işin yapılması" yolunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda borçluya örnek 2 icra emri çıkartılması doğru olmayıp şikayetin bu yönden kabulü ile örnek 2 no'lu icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.