MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2012/341-2013/94
H.. C.. ile S.. B.. aralarındaki mirasın hükmen reddi davasının kabulüne dair Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.02.2013 gün ve 341/94 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mirasbırakanı R. C.'nun 03/08/2009 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın ölümünden çok önce aleyhinde başlatılmış icra takipleri bulunduğunu açıklayarak TMK'nun 605. maddesi hükmü gereğince muris R. C.'nun mirasını hükmen reddetmiş sayıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı Kurum vekili, mirasbırakanın ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmesi gerektiğini davacının ise bu yönde herhangi bir delil göstermediğini bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca davalı kurumun yasal hasım olduğunu bu nedenle aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, terekenin borca batık olduğu, bu durumda davacının mirası reddetmekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, mirasbırakanın 03.08.2009 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Mahkemece mirasbırakanın ölümü tarihi itibarıyla borç miktarı ile mirasın açıldığı tarih itibarıyla malvarlığı değerleri tespit edilmemiş, mirasbırakanın borcundan dolayı yapılan icra takiplerine ilişin dosyalar getirtilmemiş, terekenin aktifi ve pasifi yeterince araştırılmamış, davacının mirası kabul anlamına gelen davranışının bulunup bulunmadığı sorgulanmamıştır. Bu haliyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Öyleyse mahkemece yapılacak iş; mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla borç miktarını tespit etmek, aynı tarih itibarıyla taşınır ve taşınmaz malvarlığını, varsa hak ve alacaklarını, tarafların bu hususta gösterecekleri delilleri toplamak suretiyle saptamak, mirasbırakanın borcundan dolayı mirasçılar aleyhinde yürütülen takiplere ilişkin icra dosyalarını getirtmek, davalı tarafça, murisin borçlarının mirasçıları tarafından kısmen ödendiğinin ileri sürüldüğü gözetilerek taraflardan tesahüple ilgili delillerini sormak, davacının mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunup bulunmadığının tespit etmek, mirasın hükmen reddine engel teşkil eden Türk Medeni Kanunu'nun 610/2.maddesinde sözü edilen tereke mallarını kendisine mal edinme durumunun gerçekleşip gerçekleşmediğini incelenmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmektir. Mahkemece tüm bu hususlar gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; yerel Mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda; davanın kabulüne denmiş ancak bir hüküm oluşturulmamış olması ve gerekçeli kararda kurulan hükümün birinci bendinin son cümlesinde davanın TMK'nun 605/2 maddesinde tanımlı hükmen ret davası olduğu gözetilmeksizin “mirasın gerçek reddinin tesciline” denmesi de doğru olmamıştır.
Yukarında açılanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 31.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy