.....
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ........ Mahkemesi'nden verilen 12.03.2013 gün ve 41/99 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde ortak edinilen konutun tapu kaydının 1/2'sinin aynı şekilde aracın trafik kaydının da 1/2'sinin iptali ile erkek adına tesciline, .........2006/45 Değişik İş sayılı dosyası ile tesbit edilen ev eşyalarının bedelinin 1/2'sinden şimdilik 1.000 TL.nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiş, dava dilekçesinde dava değerini menkul eşyalar için 1.000 TL., araç için 1.000 TL. ve mesken için 8.000 TL. olmak üzere şimdilik 10.000 TL olarak bildirmiştir. Davacı vekili 5.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile sadece 8.410 TL. üzerinden harcını tamamlamış menkul eşyaların 1/2 değerini 7.410 TL.ye, araç yönünden 3.000 TL.ye yükselterek dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş, 31.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de konut yönünden talebini 12.400 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, davalının adına kayıtlı ev ve aracın tamamen davalının çalışmaları karşılığı olarak alındığını, davalının çalıştığı işyerindeki maaşları ile bir kooperatife girip oradaki hissesini sattığını, o paranın üzerine çalıştığı işyerinden aldığı kıdem tazminatını eklediğini, yine davalı adına kayıtlı Lada marka aracın takas edilerek dava konusu konut ve aracın alındığını, davacının hiçbir katkısının olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, ıslah taleplerine karşı da benzer savunmada bulunarak zamanaşımının dolduğunu ve ikinci kez ıslah yapılamayacağını bildirmiştir.
.......
Mahkemece, “davacının davasının kabulü ile katılma payı olarak davaya konu taşınmazla ilgili 8.000,00 TL.nin 27.12.2009, araç ile ilgili 2.250,00 TL.nin değer tespit tarihi olan 31.12.2009 ve davaya konu eşyalar ile ilgili 7.410,00 TL.nin değer tespit tarihi olan 27.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 18.09.1997 tarihinde evlenmiş, 20.11.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 11.06.2009 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Taraflar arasında, evlendikleri tarihten 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, taraflar sözleşmeyle başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TKM. m. 202, 4722 sayılı K.m.10) Taraflar arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. fıkrası uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Dava konusu 222 ada 10 parseldeki 19 numaralı konut 09.02.2004, ....... plakalı araç ise 17.12.2004 tarihinde taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli iken davalı adına alınmış olup, dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre davacının isteği katılma alacağına ilişkindir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, mahkemece denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulduğuna göre davalı vekilinin ev eşyaları ve araçla ilgili temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin hükmün bu bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ev eşyaları ve araçla ilgili bölümünün ONANMASINA,
Dava konusu 19 numaralı konuta ilişkin temyiz itirazlarına gelince; konuta ilişkin hükmün kabul edilen bölümü davalı vekili, reddedilen bölümü ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 25.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda her iki tarafın iddia ve savunmaları değerlendirilerek dosya arasına getirtilen belgelerden hareketle kişisel ve edinilmiş mallar usule uygun şekilde belirlenip karar tarihine en yakın değer gözetilerek davacının katılma alacağı 12.400 TL bulunduğuna, Mahkemece usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alındığına göre davalı vekilinin konutla ilgili katılma alacağına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ev eşyaları, konut ve araçla ilgili talepte bulunurken dava değerini menkul eşyalar için 1.000 TL., araç için 1.000 TL. ve konut için 8.000 TL. olarak bildirmiştir. Davacı vekili 8.410 TL üzerinden harcını da yatırarak 05.12.2011 tarihli dilekçesi ile talebini menkul eşyaların 1/2 değeri olan 7.410 TL., araç yönünden 3.000 TL. olarak ıslah ettiğini ve bu miktarların dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istediğini açıklarken konut yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1/2'sinin değeri olarak 8.000 TL. taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir. Daha sonra harcını yatırmamış olmakla beraber 31.10.2012 tarihli dilekçesi ile de konut yönünden talebini 12.400 TL olarak ıslah ettiğini ve bu miktara da dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini istediğini açıklamıştır. Mahkemece 27.12.2012 tarihli yargılama oturumunda davacının 31.10.2012 tarihli dilekçesinin ikinci ıslah niteliğinde olduğu kabul edilerek davacının ikinci ıslah dilekçesinin reddine karar verilmiş, yargılama sonunda da konut yönünden 8.000 TL alacağa hükmedilmiştir.
Az yukarıda açıklandığı üzere birinci ıslah dilekçesi olarak kabul edilen 5.12.2011 tarihli dilekçede ev eşyaları ve araç yönünden ıslah talebinde bulunulmuş ise de konutla ilgili herhangi bir ıslah yapılmamıştır. Konutla ilgili 8.000 TL. değerin 31.10.2012 tarihli dilekçe ile 12.400 TL.ye yükseltildiği görülmektedir. Bu durumda konutla ilgili verilen tek ıslah
.....
dilekçesinin 31.10.2012 tarihli dilekçe olduğu ve ikinci ıslah olarak nitelendirilemeyeceği açıktır. Mahkemenin 31.10.2012 tarihli ıslah dilekçesini ikinci ıslah dilekçesi olarak kabul etmesi ve bunun sonucu isteğin 12.400 TL.ye yükseltilmiş olduğunu gözetmemesi doğru değildir. Mahkemece yapılması gereken iş; davacı tarafın konutla ilgili talebini 12.400 TL. olarak ıslah ettiğini dikkate alarak davacı tarafa bu miktar üzerinden harcın tamamlanması için süre ve imkan vermek, harcı tamamlandığı takdirde 12.400 TL üzerinden davacının davasını kabul etmek olmalıdır. Bu husus dikkate alınmaksızın 31.10.2012 tarihli ıslah dilekçesinin ikinci ıslah dilekçesi olarak nitelendirilerek yazılı şekilde 8.000 TL üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerindedir.
Diğer yandan konutla ilgili hükmedilen alacak katılma alacağı niteliğinde olup, katılma alacağı davalarında faize karar tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde değer tesbitinin yapıldığı 27.12.2009 tarihli bilirkişi rapor tarihinden geçerli faize hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususa yönelik açık temyiz bulunmadığından faiz yönünden bozma sevk edilmemiş, bu husus sadece eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları konuta ilişkin katılma alacağı yönünden yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün bu bölüme ilişkin olmak üzere 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve aşağıda dökümü yazılı 301,50 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 904,33 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına ve 24,30 TL peşin harcın da istek halinde davacıya iadesine 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy