MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/02/2013
NUMARASI: 2012/532-2013/71
S.. B.. ve müşterekleri ile Aysel Eşiyde ve müşterekleri, müdahale talebinde bulunanlar S.. G.. ve müşterekleri aralarındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi davasının kabulüne dair İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.02.2013 gün ve 532/71 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahale talebinde bulananlar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/1977 tarih 1977/431 Esas 1977/2095 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, Üsküdar 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilmiş 1980/192 Esas 1980/1212 Karar sayılı mirasçılık belgesinin ise ipkasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 02/12/1988 tarih 1987/450 Esas 1988/1045 Karar sayılı kararı ile Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1977/431 Esas 2095 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, yine Üsküdar 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1980/192 Esas 1980/1212 Karar sayılı mirasçılık belgesinin ipkasına ve mirasçılık belgesi verilmesine karar verilmiş, kararın davalı M.. V.. tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 19/01/2012 tarihli 2011/6083 Esas 2012/187 Karar sayılı ilamı ile temyiz eden davalı M.. V..'ın annesi Latife'nin ikinci eşi M.. T..'ın sadece Yasemin Tongar isimli bir evlatlığının bulunduğu, İsa isminde bir evlatlığının olmadığı göz önüne alınarak bilirkişiden ek rapor alınması yada yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak miras bırakan A.. C..'in mirasçılarının tam ve doğru olarak tespitinden sonra karar verilmesi yönünden karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak dava dosyası yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Bu arada, İ.. E.. ve müşterekleri vekili Av. M.. B.. vekil edenlerinin tamamının miras bırakanın eşi Hacer'in mirasçıları olduklarını, miras bırakan Cemil'in kardeşi ve mirasçısı bulunmadığını, Hacer'in eşi Cemil yolu ile intikal eden bir miras payı söz konusu olamayacağından ve Cemil'in mirasçıları bulunmadığından vekil edenlerinin miras paylarının da durumdan etkileneceğini bu nedenlerle vekil edenlerinin davaya katılmalarında hukuki ve fiili yararları ve hakları bulunduğunu açıklayarak müdahale talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asli müdahale isteminin reddine; miras bırakan Cemil'e ait Kadıköy 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/1977 tarih, 1977/431 Esas ve 1977/2095 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline, miras bırakan Cemil'in 20/12/1928 tarihinde dul ve altsoyu olmaksızın vefat ettiği kabul edilerek miraspayları ve mirasçılarının belirlenmesine karar verilmiştir. Hüküm yasal süresi içerisinde müdahale talep edenler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca mahkemece, tarafların her bir talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi zorunludur. Bu kurala uyulup uyulmadığı temyiz incelemesi aşamasında taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile, Yargıtayca re'sen gözetilir. Bu kuralın uygulanmasının doğal sonucu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü her bir talep için mahkemece bir karar verilmesidir. Dava dilekçesinde açıkça Üsküdar 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1980/192 Esas 1980/1212 Karar sayılı mirasçılık belgesinin ipkası talep edildiği ve mahkemece bozma öncesi hükümde iş bu mirasçılık belgesinin ipkasına karar verildiği halde bozma ilamına uyularak verilen kararda ipkası talep edilen mirasçılık belgesi hakkında olumlu olumsuz karar verilmemiş olması doğru değildir. Ayrıca, müdahale talep edenlerin davacı olduğu Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1541 Esas sayılı dosyasında, iş bu dava dosyasında ipkası talep edilen Üsküdar 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.1980 tarih, 1980/192 Esas ve 1980/1212 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali istendiğine göre iki dava arasında bağlantı bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerinin sonucunu etkileyeceği kuşkusuzdur. Bu halde mahkemece, Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1541 Esas sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması ya da iki dava dosyasının birleştirilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Müdahale talep edenler vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle Usul ve Kanuna aykırı görülen Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III-2. Bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde müdahale talebinde bulunanlar Sema Günar ve müştereklerine iadesine 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.