....
... ve ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair .......verilen 05.03.2013 gün ve 822/280 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı ... bizzat ve vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili.........geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, tarafların boşandıklarını, kararın kesinleştiğini, evlilik içinde alınıp davalı adına kaydedilen ...... 46706 ada 5 parseldeki kooperatif evi ile...... plakalı bir aracın bulunduğunu, ayrıca...... kooperatif evinin satışından 19.000 ABD Dolarının davalıda olduğunu, davalının emekli olarak emekli sandığı ve ....’tan ikramiyeler aldığını, her iki tarafın da çalışarak bunların edinilmesinde katkı sağladıklarını, davacının evlilik birliği içinde çalışarak gelir elde ettiğini, gelirini evin geçimine sunduğunu, çocuklarını okuttuğunu açıklayarak taşınmaz, araç ve davalının üzerindeki ..... Doları ile ikramiyelerden katkı payı alacağı hakkı nedeniyle belirtilen taşınmaz ve araca ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 47.645 TL katkı payı alacağının 15.10.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.03.2013 tarihinde harcını yatırdığı dilekçesi ile talebini 9.375 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, bir yıllık zamanaşımının geçtiğini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ayrıca ..... 7. Aile Mahkemesi'nde taraflar arasında görülen ve halen derdest olan katkı payı davasının derdest olup o dosyada davalı olan ...’ün bu mahkemede konu ettiği talepleri konusunda da o mahkemece karar verildiğini, davacının önceki dosyada kooperatif hissesi ile ilgili talepte bulunarak paylaşımı istediğini ancak harç yatırmadığı gibi başkaca bir talepte de bulunmadığından hakkından feragat ettiğini, yine araç, emekli ikramiyesi ve ....’tan alınan ikramiyenin varlıklarına da diğer dosyada değindiğinden zımnen feragat etmiş sayılacağını, katkı payı istenen mallarda davacının katkısı olmadığını, davalının davacıdan 3 kat fazla gelir elde ettiğini, emekli ikramiyesi ve ....’tan alınan ikramiyenin de kişisel mal olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
........
Mahkemece, davacının Bağlıca’daki 46706 ada 5 parseldeki taşınmaz yönünden talebinin kısmen kabulüne, 25.818 TL katkı payının dava tarihinden, ayrıca aynı taşınmaz yönünden davacının 11.433 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının .....plakalı araç yönünden talebinin kabulüne, 9.375 TL katkı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının..... para ve......ile ilgili taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 07.02.1980 tarihinde evlenmiş, 15.10.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 24.07.2006 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Dava konusu 06 UB 939 plakalı araç 04.04.2000 tarihinde,...........5 parselde 11 numaralı mesken ise 1999 yılında girilen kooperatif üyeliği nedeni ile yapılan ödemeler sonunda 15.09.2009 tarihinde ferdileşme ile davalı adına trafik ve tapuda tescil edilmişlerdir. Dava konusu emekli ikramiyesi ile ........ ödemesi de davalı adına 2001 yılında yapılmıştır. Davacının talebinin araç ve ikramiyeler yönünden katkı payı, mesken yönünden ise katkı payı ve katılma alacağı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu meskenle ilgili kooperatif aidatlarının üyeliğin başladığı 1999 yılından itibaren devam ettiği, boşanma dava tarihi sonrasında da ödenmiş aidatlar olduğu gözetildiğinde katkı payı ve katılma alacağı hesabında aidatlardan yola çıkılarak hesaplama yapılması yerindedir. Yine katkı payı alacağı hesabında eldeki davanın dava tarihi, katılma alacağı yönünden ise yine eldeki davanın karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değerinin dikkate alınması da doğrudur. ...... 7.Aile Mahkemesi'nde yine taraflar arasında farklı taşınmazlarla ilgili görülerek sonuçlandırılan 2005/1294 Esas 2008/646 Karar sayılı dosyada 46706 ada 5 parseldeki 11 numaralı mesken dava konusu edilmediğine, aleyhine dava açılan davalı ...’nın 11 numaralı meskenle ilgili de paylaşım yapılması talebi açısından harcı da yatırılarak usulüne uygun bir davası olmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğuna ve bu husus Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 24.06.2010 tarih 2010/1096 Esas 2010/3434 Karar sayılı ilamı ile gerekçede de vurgulandığına, açılmayan bir davadan feragat edilmiş olması düşünülemeyeceğine, Mahkemece mal ayrılığı dönemi için taraf gelirleri ve TKM’nin 152.maddesinin gözetilmesi, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde ise taraf gelirlerinin katılma alacağı hesabında bir öneminin olmadığını da gözeten ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda izlenen yöntem ve hesaplama şekli ve bulunan alacak miktarları usul ve yasaya uygun olarak belirlendiğine göre taraf vekillerinin bu hususlara ilişkin temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Araçla ilgili yapılan hesaplama ve hükmedilen alacak miktarında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır. .......’da satıldığı iddia edilen kooperatif hissesinin satışından gelen 19.000 Doların varlığının dosya kapsamında ispatlandığı düşünülebilirse de mal rejiminin sona erdiği tarihte davalı uhdesinde yani malvarlığı içinde bulunduğu kanıtlanamadığından tasfiyede dikkate alınma imkanı yoktur. Davalıya taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 2001 yılında ödendikleri anlaşılan ikramiyelerle ilgili de davalının kişisel malı olmaları sebebiyle davacının alacak hakkı olmadığına, TMK’nun 228.maddesi edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde uygulanabileceğine göre bu ikramiyelerin de tasfiyeye katılmamalarında bir usulsüzlük yoktur.
Son olarak davalı tarafından zamanaşımının geçtiği ileri sürülmektedir. 01.01.2002 öncesi edinilen mallar yönünden 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı
......
rejiminin geçerli olduğu dönemde katkı payı alacağına yönelik tüm davalar sözleşme olsun veya olmasın 743 sayılı TKM'nin (4721 sayılı TMK'nun) 5. maddesi yollamasıyla BK.nun 125. (6098 sayılı BK'nun 146 m.) maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu konuda Daire uygulaması istikrarlı şekilde devam etmiştir. 01.01.2002 sonrası dönem bakımından ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından TMK.nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK.nun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Dairece her ne kadar daha önce TMK'nun 178. maddesinde yer alan bir yıllık zamanaşımı süresi uygulanmış ise de, Daire tarafından da benimsenen .... kararı uyarınca, boşanma kararının kesinleştiği 24.07.2006 tarihinden gerek davanın açıldığı 08.07.2008 gerekse 04.03.2013 ıslah tarihine kadar 6098 s. TBK'nun 153/I-3. bendi de gözetildiğinde 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği görülmektedir.
Tüm bu açıklamalar karşısında davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 636,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.548,85 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına ve 24,30 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 611,85 TL’nin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....