MAHKEMESİ : Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/05/2012
NUMARASI : 2009/538-2012/436
Z.. K.. ve müşterekleri ile H.. K.. ve B.. K.. aralarındaki mirasta denkleştirme davasının kabulüne dair Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.05.2012 gün ve 538/436 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar Z.. K.. ve yedi arkadaşı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı Haydar'ın ortak miras bırakanı D.. K..'ın 09.10.2008 tarihinde öldüğünü, miras bırakının sağlığında davalı oğlu Haydar ile anlaşarak kendi adına kayıtlı 2 adet arsasını tapuda satarak satış bedelini mütahide elden teslim ettiğini, yüklenicinin davalılar adına kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edeceği binadaki iki adet bağımsız bölümün ortak murise verileceğinin kararlaştırıldığını açıklayarak davalılar adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki üç katlı binanın iki adet bağımsız bölümünün ortak miras bırakan D.. K.. mirasçılarına ait olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar vekili 01.07.2010 havale tarihli dilekçe ile özetle; dava dilekçesindeki taleplerin açık ve yeterli olmadığını, çelişkili olduğunu, davalılar ile 3. kişi konumundaki yüklenici arasında haricen düzenlenen 01.08.2007 günlü "iş takip çizelgesi" başlıklı belgede davacıların ortak miras bırakanının veya davacıların taraf olmadıklarını, kaldı ki, dava konusu konutların yer aldığı taşınmazda davacılar murisin paydaş olmadığını, davanın senetle kanıtlanması gerektiğini vs. açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, dinlenen tanık anlatımları, yüklenicinin beyanı, davacıların iddiası, yapılan keşif, bilirkişi raporları dikkate alınarak 126 ada 6 nolu parsel üzerinde bulunan binanın mirascılar arasında sorun olması nedeniyle henüz tamamlanmadığı, iki üç yıldır atıl kaldığı, kaba inşaatının bitirildiği dava konusu iki adet bağımsız bölüm ile murise ait iken satılan iki arsanın bedellerinin birbirine yakın olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, 126 ada 6 nolu parselin 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerinin davacılar ile davalı Haydar'ın ortak miras bırakanına isabet ettiği anlaşılmakla, Kartal 4. Sulh 2009/132/102 Esas ve Karar sayılı veraset belgesindeki hisseleri oranında Dursun Karadağ mirasçılarına ait olduğu tespitine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde yazılı nedenlerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; karara esas teşkil eden veraset belgesi dosya içindedir. 1937 doğumlu D.. K..'ın 09.10.2008 tarihinde ölümü ile mirasçıları olarak dul eşi Pürüze ile ortak çocukları Ziya, Aynur ve Haydar ile kendisinden sonra aynı gün ölen kızı Zeynep'in eşi Bilal ve kızı Zeynep'ten torunları Leyla, Nejla, Hülya ve Derya'nın kaldığı başkaca mirasçısının olmadığı anlaşılmıştır. Dosya içerisinde 01.08.2007 tanzim tarihli "iş takip çizelgesi" başlıklı yazılı belge bulunmaktadır. Bu belgenin davalılar Haydar ile B.. K.. tarafından okunup imzalandığı, yüklenici N.. K.. tarafından da imzalandığı ayrıca iki tanık imzasının bulunduğu görülmüştür. İş bu belgenin yapılan incelemesinde: davalılar adına kayıtlı olan 126 ada 6 nolu arsa nitelikli taşınmaz üzerine inşaat yapılacağı, bu inşaatın iş takibinin N.. K.. tarafından yerine getirileceği işin bedeli olarak 165,000 YTL belirlendiği, bunun 130.000 YTL'sinin peşin ödendiği kalan 35.000 YTL'nin inşaat bitiminde ödeneceği, inşaatın 30 Haziran 2008 tarihinde bitirileceği ve inşaatın son katı dubleks olmak üzere 3 katlı olarak inşa edileceğine ilişkindir. Dava konusu 126 ada 6 nolu parsele ilişkin çap kaydı getirtilmiştir. 17.01.2006 tarihinde 1/2'şer paylı olarak H.. K.. ve B.. K.. adına arsa niteliğinde tescil edildiği görülmüştür. Davacıların ileri sürdükleri ve ortak miras bırakan adına kayıtlı olan dava dışı 146 ada 14 ve 126 ada 26 parsellere ilişkin resmi senetlere ait onaylı fotokopi dosyadadır. 15.08.2007 tarihinde 8623 ve 14.08.2007 tarihinde 8512 yevmiye numaralı işlemlerle kayıt maliki D.. K..'ın vekilinin bu yerleri İ.. Y.. ve A..K..'a resmi memur huzurunda temlik edildiği görülmüştür. Keşif yapılmıştır. Uzman bilirkişilerden kroki ile raporları alınmıştır. Tanıklar dinlenmiştir. İş takipçisi (yüklenici) Durali; tarafların miras bırakanı ile bir kısım çocuklarının huzurundaki konuşmalarda murise ait iki adet arsa satılarak bedelinin davalılara ait arsa üzerine yapılacak inşaata harcanmak üzere müteahhide verileceği ve yapılacak inşaattan 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin davacıların miras bırakanına verileceği konusunda anlaştıklarını söylemiştir. Tanık Abbas dahi aynı mealde beyanda bulunmuştur.
Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık, davacıların miras bırakanı ile davalılar arasında ya da yüklenici arasında herhangi bir yazılı anlaşmaya bağlanmaksızın şifahi inanç sözleşmesine dayalı mülkiyetin tespiti ve tescili isteğine ilişkindir. Öncelikle eda davasının açılacağı hallerde tespit davasının açılamayacağı yargısal içtihatlar gereğidir. Bundan ayrı, inançlı işleme dayalı iptal ve tescil davalarının yazılı delille ispatlanması gerekir. Somut olayda, davacıların miras bırakanı ile davalı mirasçı Haydar ve Haydar'ın eşi arasında haricen yada noterlikte düzenlenmiş herhangi bir yazılı belge dosyaya sunulmamıştır. Esasen, böyle bir belgenin varlığı da taraflarca açıklanmamıştır. Kaldı ki, tapulu taşınmazların iptal ve tescili TMK'nun 706, BK'nun 213, TBK'nun 246, TK'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 89. maddesine göre yapılması gerekir. Somut olayda, az yukarıda açıklandığı üzere böyle bir belge ve satış söz konusu değildir. Eş anlatımla, tapulu taşınmazların haricen satışı Yasa'nın aradığı istisnalar dışında geçerli değildir. Öte yandan, 30.09.1988 tarih 2/2 sayılı tevhidi içtihat kararına göre, davacılar ya da miras bırakanlarının yükleniciden haricen satın aldığı bir bağımsız bölümde mevcut değildir. Buna ilişkin bir yazılı belge de dosya içerisinde bulunmamaktadır. Kaldı ki, arsa sahipleri ile yüklenici arasında usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi de yoktur. Açıklanan tüm bu nedenlerle, davacıların davasının reddine karar vermek gerekirken, maddi olay, hukuki niteleme ve delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle yerel mahkemenin kararının 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.485,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy