MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ve ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.06.2010 tarih ve 177/327 sayılı hükmün Daire'nin 14.03.2013 gün ve 8469/3545 sayılı ilamıyla kısmen onanmasına ve kısmen bozulmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, mirasen intikal, taksim ve harici satışa dayanarak davacı ve davalılar adına verasette iştirak olarak kayıtlı 113 ada 6, 16, 97, 101 ada 25, 26, 113 ada 4 ve 19 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile 113 ada 6, 16, 97, 101 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., 101 ada 25, 113 ada 4 ve 19 parsel sayılı taşınmazların ise davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davayı kabul ederken, bir kısım davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, davalılar ..., ... ve ... yönünden isabetsizlik bulunmayan hükmün onanmasına, Dairece; davalı ...’nin senette imzası olduğundan bu davalı payı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek, ... yönünden hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine; davacılar vekili süresi içerisinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
... mirasçıları ..., ... ... ve ... ... ile ... 03.05.2012 tarihli dilekçelerinde ... ve ... tarafından aleyhlerine açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine göre davalı ... ile ... mirasçıları ..., ... ..., ... ... dışındaki davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Davacılar vekilinin davalılar ... ile ... mirasçıları ..., ... ..., ... ...’nin paylarına ilişkin karar düzeltme isteğine gelince; bu davalılar 03.05.2013 tarihli dilekçeleri ile karar düzeltme aşamasında davayı kabul etmişlerdir. HMK'nun 310. maddesine göre kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Davalı, karar düzeltme aşamasında da davayı kabul edebilir. Çünkü, hüküm henüz kesinleşmemiştir. (Prof Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, cilt 4, 2001 baskı, sayfa 3686)
Davayı kabul HMK'nun 311. maddesi gereğince kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Karar kesinleşinceye kadar her aşamada kabul mümkündür. Bu durum karşısında karar ortada durdukça mahkemenin davayı yeniden ele alıp kabul nedeniyle bir karar vermesi mümkün değildir. Bu itibarla mahkemenin kabul hakkında hüküm verebilmesi için kararın bozulması gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması da bu şekildedir. (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK., HGK. 21.11.1981 gün ve 1981/2-551)
Bu durumda mahkemenin davalılar ... ile ... mirasçıları ..., ... ..., ... ...’nin kabul beyanları hakkında bir hüküm verebilmesi için bu davalılar yönünden karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Daire'nin 14.03.2013 tarih ve 2012/8469 Esas ve 2013/3545 Karar sayılı onama ilamının davalılar ... ile ... mirasçıları ..., ... ..., ... ...’ye ilişkin bölümünün KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve 418,60 TL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy