MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı payı alacağı
... ile ... (...) aralarındaki katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ...Aile Mahkemesi'nden verilen 03.05.2011 gün ve 265/298 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeni ile davalının 1983 yılında evlenmesinden sonra vekil edenin 1986 yılında ...'ya gittiğini ve 2009 yılına kadar aralıksız çalıştığını, evlilik birliği içinde 1256 ada 5 parsel, 2867 parsel, 2592 ada 1 parsel 1583 parsel ve ... Sitesi'nde bulunan bir adet dairenin edinilip davalı adına tescil edildiğini açıklayarak, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 100.000 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 20.09.2010 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 1256 ada 5 parsel, 2592 ada 1 parsel, 2857 parsel, 1583 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi vasıtası ile ayrı ayrı tespit edilen toplam 221.599,94 TL değerinin yarısı olan 110.799,97 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, taşınmazlar davalının çalışması ve ailesinin yardımı ile edinildiğinden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1983 yılında evlenen taraflar evlenme tarihinden boşandıkları tarihe kadar ...'da çalıştıklarından davacının katkısının bulunduğunun kabulü ile 110.799,97 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar, 11.10.1983 tarihinde evlenmişler, 16.02.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 23.02.2005 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihi olan 11.10.1983'ten 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002'ye kadar mal ayrılığı ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 16.02.2004 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.Toplanan deliller, dosya kapsamı, dava dilekçesinin içeriği, taraflar arasındaki evlenme tarihi, ve dava konusu taşınmazların tamamının 01.01.2002 tarihinden önce edinilmiş olmasına göre davacının talebi 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı geçerli olduğu dönemde edinilen mal varlığına yapılan katkıdan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. 743 sayılı TKM'nin yürürlükte olduğu; 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosya kapsamına göre gerek davacı ve gerekse davalının taşınmazların edinildiği tarihten önce Almanya'da çalışarak gelir elde ettikleri saptanmış olup, bu saptama gereğince davacının katkısının kabulü doğru ise de, tarafların taşınmazların edinildiği tarihe kadarki gelirleri saptanmadan gelirlerinin eşit olarak kabulü ve davacı erkeğin aileye bakma yükümlülüğü dikkate alınmadan davacının katkı oranı 1/2 olarak kabul edilip karar verilmiştir.Hal böyle olunca Mahkemece yapılacak iş; tarafların iddia ve savunmaları ile tanıkların beyanları dikkate alınarak davacı ve davalının yurt dışındaki çalışmalarına ilişkin kayıt ve belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önünde bulundurularak kişisel harcamaları ve 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenebilmesi için konunun uzmanı bilirkişi kurulundan rapor alınması suretiyle davacı ile davalının çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirle sağlayabilecekleri katkı miktarı ayrı ayrı saptanmalı, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranı bulunmalı, bulunan oran taşınmazların dava tarihindeki değeri ile çarpılarak katkı payı alacağı tespit edilmeli, ondan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 1.645,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.