MAHKEMESİ: İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/04/2013
NUMARASI: 2013/23-2013/385
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 32.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1 sayılı takip dosyasında, davacının ikametgahında bulunan malların 02.01.2013 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı üçüncü kişi ve borçlunun 2007 yılında boşandığı, borçlunun özel eşyalarını alıp eski eşinin evinden ayrıldığı, hacizli piyanonun ise davacıya annesinden kaldığı, davacı 3. kişinin istihkak iddiasını kanıtladığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
İİK’nun 261.maddesinde ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazının istenmesi gerektiği, anılan yasanın 264. maddesinde ise; ihtiyati haciz kararını almış olan alacaklının haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz zabıt varakasının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde takip talebinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı alacaklı tarafından 28.12.2012 tarihinde ihtiyati haciz kararı alınmış ve 02.01.2013 tarihinde dava konusu haciz yapılmıştır. Bu tarihten itibaren en son 09.01.2013 tarihinde başlatılması gereken takibe 11.01.2013 tarihinde başlanmıştır. Bu durumda istihkak davası devam ederken haciz hükümsüz hale gelmiştir.
Geçerli bir haczin varlığı ise; istihkak davasının ön şartlarından olup, haczin yargılama aşamasında ortadan kalkması davanın konusuz kalması sonucunu doğurur.
Somut olayda davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilip HMK 331/1 maddesi uyarınca yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile birlikte dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekirken yazılı şekide karar verilmesi doğru olmamıştır .
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
21.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.