......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Maliye Hazinesi vekili, borçlu ....... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11.06.2002 gün 1998/539 Esas ve 2002/242 Karar sayılı ilamına dayalı olarak, dava konusu edilen taşınmazın 13.638 m2'lik bölümüne yapılan müdahalenin meni ve üzerindeki muhtesatın kal'i, ilam yargı gideri ve vekalet ücretinin tahsil istemiyle takip başlatılmıştır. Takip bir süre işlemsiz bırakılmasından sonra 20.07.2011 tarihinde yenilenmiş, borçlu ......... satıldığı gerekçesiyle adı geçen Şirkete yenileme emri tebliğ edilmiştir. Aşkale ....... borçlardan ari olarak satın alındığını, bu nedenle ilam borcundan sorumlu olmadıklarını, yine takip konusu yerin Hazine'den kiralandığını, bu nedenlerle kendilerine karşı ilamın infazının istenemeyeceğini belirtilerek yenileme emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, takip konusu ilam borçlusu Şirketin, .....arafından şikayetçi Şirkete satıldığı, bu nedenle onun aleyhinde de ilam icra edilebileceğinden, şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dosyası kapsamı ile şikayetçinin sunduğu kira sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde; Takip konusu yerin ilam ve takip tarihinden sonra, alacaklısı Maliye Hazinesi tarafından borçlu .....08.09.2005 tarihinde yapılan 5 yıl süreli kira sözleşmesiyle kiralandığı, ...... tarafından satılması ve tüzel kişiliğin sona ermesi üzerine de, bu sözleşmenin Bakanlık Makamı'nın 05.09.2006 tarih ve 919 sayılı oluru ile .....devir edildiği ve 08.09.2005 tarihinde yerin adı geçene teslim edildiği görülmektedir.
Bu durumda Mahkemece, alacaklının, ilam borçlusu ile takipten sonra, takip konusu yere ilişkin kira sözleşmesi yapmakla, kendi iradesiyle ilam hükmünü ortadan kaldırdığı gözetilerek, meni müdahale ve kal istemi yönünden yenileme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu istemin de reddi yönünde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy