MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mal rejiminin tasfiyesi
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının kısmen kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 26.03.2013 gün ve 163/294 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı- karşı davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, birleşen dosyada açtığı temyize konu davasında, ... adına evlilik içinde edinilen üç taşınmaz ve bir araçla ilgili mal rejiminin tasfiye edilerek 1/2 şekilde paylaştırılmasını istemiş, dava dilekçesinde değer göstermeksizin maktu harç ile dava açılmış, tavzih dilekçesi ile değeri 100.000 TL. bildirmiş, nisbi harcı da bu değer üzerinden tamamlamıştır
Davalı ... vekili, aleyhe açılan davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, birleşen ... 2. Aile Mahkemesi'nin 2008/430 Esas sayılı dava dosyasında davacı-karşı davalı ...'in taleple bağlı kalınarak davasının kabulü ile 100.000 TL alacağın davalı-karşı davacı ... (Bedir)'ten tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 23.04.1991 tarihinde evlenmişler, 27.04.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 27.07.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dosyanın incelenmesinde, ... vekili tarafından 27.4.2007 tarihinde açılan boşanma dava dilekçesinde aynı zamanda evlilik içinde edinilen menkul ve gayrimenkul mallarla ilgili mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunulmuş, maktu harç yatırılarak açılan bu dava ... 2.Aile Mahkemesi'nin 2007/404 Esas numarasında kayıtlı iken Mahkemenin 6.3.2008 tarihli kararı ile mal rejiminin tasfiyesine (değer artış payına) yönelik alacak davasının ayrılmasına karar verilmiş ve tefrik edilen bu dosya aynı Mahkemenin 2008/285 Esasına kaydedilmiştir. ... vekili harcını tamamladığı 27.7.2010 tarihli dilekçe ile taleplerini 20.000 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davacısı ... olan ve 30.4.2008 tarihinde açılan yine evlilik içinde edinilerek davalı ... adına kaydedilen menkul ve gayrimenkul mallarla ilgili hakkaniyete göre eşit paylaştırma, ...’in açtığı dava ile birleştirme isteğinde bulunulmuş, davada değer gösterilmemiş, bu dava ... 2.Aile Mahkemesi'nin 2008/430 Esasına kaydedilmiş, bilahare 5.6.2008 tarih 2008/590 sayılı karar ile irtibat sebebiyle bu dosyanın aynı Mahkemenin 2008/285 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilerek esası kapatılmıştır. Bu dosyada davalı ... vekilinin 26.5.2008 tarihli cevabında aynı zamanda harcını da 1.000 TL değer üzerinden yatırarak karşı dava açtığı, karşı dava dilekçesinde yazılı taşınmazlarla ilgili yarı oranda paylaştırma yapılarak artık değerin hesaplanması ve yarısının ...’e ait olduğuna karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Mahkemece, birleştirilen dava dosyalarında dava edilen mal varlığı ile ilgili taraf delilleri toplanmış, kayıtlar getirtilmiş, tanıklar dinlenmiş, mahallinde yapılan keşifler sonunda değerler belirlenmiş, karşılıklı alacak miktarları ile ilgili uzman bilirkişilerden raporlar alınmıştır. Davalar birlikte yürümekte iken 30.1.2013 tarihli yargılama oturumunda ... ve vekilinin duruşmaya gelmemeleri ve ... vekilinin de davayı takip etmediklerini bildirmesi üzerine ... vekilinin açtığı davanın tefriki ile HMK’nun 150/1.maddesi gereğince üç aylık süre içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, ... vekilinin 30.1.2013 tarihli dilekçesi ile davalarını yenilemeleri üzerine tefrik edilen dosya ... 2.Aile Mahkemesi'nin 2013/163 Esasına kaydedilerek ... vekilinin talepleri bakımından yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. ... vekilinin açtığı davada ise 2008/285 Esas 2013/78 Karar sayılı ilam ile hüküm kurulmuştur.
Yargılama safhasında iki tarafın isteklerinin tam olarak belirlenmemesi sebebiyle hangi tarafın hangi mal varlığı ile ilgili hangi nedenle ne kadar alacak isteğinde bulunduğu açıklattırılmamıştır (HMK.m.31). Eldeki temyize konu dosyada Mahkeme gerekçesinde 6.6.2012 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığı Tömük Köyü 75 ada 99 parseldeki 62 numaralı mesken için davacı ...’un alacak miktarının % 75 katkı oranı gözetilerek 31.378,20 TL. olduğu, dava tarihi itibarıyla Kurttepe Köyü 5876 ada 5 parseldeki 1 numaralı dairenin 80.000 TL ve 18 numaralı dükkanın ise 65.000 TL. değerde oldukları, yine ... üzerine kayıtlı 1372 ada 12 parseldeki 23 numaralı meskende ...’un yarı oranda katılma alacağı hakkının 80.000 TL olduğu açıklanmış, taleple bağlı kalınarak 100.000 TL'ye hükmedildiği belirtilmiştir. Tapu kayıtları incelendiğinde 5876 ada 5 parseldeki 1 numaralı mesken ve 18 numaralı dükkanın ... adına kayıtlı olduğu gibi katılma alacağına esas alınan 1372 ada 12 parseldeki 23 numaralı meskenin de 18.9.2003 tarihinde ... adına edinildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin kararına esas aldığı taşınmazların tamamı ... adına kayıtlı olmadığı, gerekçede ayrıca ... lehine alacağa hükmedilen asıl dava dosyası da birlikte düşünüldüğünde hesaplama ve kabullerin hatalı olduğu, karşılıklı taleplerin açıklattırılması, tarafların isteklerinin net şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle ... vekili tarafından açılan dava dosyası ile eldeki dava dosyası arasındaki hukuki irtibat gözetilerek birleştirilmelerine karar verilmesi (HMK.m.166) gerek ... gerekse ... vekilinin taleplerinin açıklattırılması, hangi mal varlığı için hangi nedenle ne miktar alacak isteğinde bulunduklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, belirlenen mal varlıkları ile ilgili kayıtların eksiksiz getirtilmesi, alacak isteklerinin katkı payı alacağı mı, veya değer artış payı alacağı mı yoksa katılma alacağı mı olduğunun açıklığa kavuşturulması, netleştirilen taleplerin niteliğine göre Daire uygulamaları da gözetilerek usule uygun şekilde alacak hakkı olup olmadığının, varsa alacak miktarının tesbit edilmesi, gerektiğinde koşullarının var olup olmadığı da dikkate alınarak takas-mahsup hususunun gözden uzak tutulmaması, hüküm kurulurken hangi mal varlığı ile ilgili ne miktar alacağa hükmedildiğinin ve hangi mal varlığı için redde karar verildiğinin açıklanması, kazanılmış hakların da dikkate alınması gerekmektedir. ... ve ... vekilleri tarafından açılan davaların ayrı dosyalarda karara bağlanarak, taleplerin açıklattırılmayıp net şekilde belirlenmeden, talepte bulunulan mal varlıklarında karışıklığa da yol açılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün esasa girilmeksizin 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre esasa yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine,
taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.