MAHKEMESİ : Kırıkhan İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2013/13-2013/23
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi, Kırıkhan İcra Müdürlüğü’nün 2011/307 Esas sayılı dosyasında yapılan 08.06.2011 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, borçlu aleyhine öncesinde yapmış olduğu takip neticesinde menkulleri ihaleden satın aldığını ve noterde düzenlenen sözleşme ile borçluya kiralayarak kullanımına bıraktığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı karşı davacı alacaklı, davanın süresinde açılmadığını, alacaklılarından mal kaçırmak için borçlu ile 3. kişinin muvazaalı devir ve kira işlemleri yaptığını belirterek istihkak davasının reddine, tasarrufun iptali davasının kabulüne ve 18.03.2011 tarihli kira sözleşmesinin iptaline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğu menkul malların kendisine ait olduğunun ispatına yetecek kuvvette delil ibraz edemediği gerekçesiyle istihkak iddiasının reddine, menkul devir işleminin muvazaalı yapıldığı gerekçesi ile de 18.03.2011 tarih ve 003995 yevmiye nolu taşınır kira sözleşmesinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ve davalı alacaklının İİK’nun 97/17. maddesi gereğince karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.
Tasarrufun iptali davasının konusu İİK’nun 280. maddesinde: “malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler” olarak tanımlandığından bu davalarda takip borçlusu yasal hasım konumundadır ve davalı olarak gösterilmese de karşı dava dilekçesi, ekli duruşma gün ve saatini gösterir uyarılı davetiye ile duruşmaya davet edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra toplanacak delillere göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda alacaklının açtığı dava dilekçesinde borçlu adına yer verilmiş, ancak mahkeme tasarrufun iptali dava dilekçesinin borçluya tebliği yönünde bir ara karar oluşturmamıştır. Bu durum savunma ve adil yargılanma haklarını ihlal eden bir sonuç yaratmıştır ve hatalıdır.
Diğer yandan karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davalarında alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4’nün başlangıçta peşin olarak alınması gerekir. Tasarrufun iptali davasında nispi karar ve ilam harcının 1/4'ünün başlangıçta peşin olarak alınması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Mahkemece belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan işin esasına girilerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre istihkak davası ile ilgili temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı üçüncü kişinin tasarrufun iptali davası ile ilgili temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle istihkak davası ile ilgili diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy