MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu ... AŞ vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.11.2010 tarih 2009/656 Esas-2010/615 Karar sayılı ilamına dayanılarak ... 11.İcra Müdürlüğü'nün 2010/18767 Esas sayılı dosyası ile vekil edeni aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, ilama konu araç kendilerine iade edilmeden ve ilam gereği ancak aracın iade tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken İcra Müdürlüğü'nce 18.01.2012 tarihinde, takip tarihinden itibaren işlemiş 3.750,00 TL faiz eklenmek suretiyle dosya borcu hesaplanarak, teminat mektubunun paraya çevrilmesine karar verildiğini, bu karar üzerine fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, borç miktarını icra dosyasına yatırdıklarını, ilamda belirtildiği üzere karşılıklı ifa kuralı gereği aracın iadesi ve iade tarihine kadar dosyaya yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik taleplerinin 19.01.2012 tarihinde reddedildiğini açıklayarak, 18.01.2012 ve 19.01.2012 tarihli memurluk kararlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Alacaklı vekili, şikâyetin reddini savunmuştur.
Mahkemece, şikâyetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
... 11.İcra Müdürlüğü'nün 2010/18767 Esas sayılı takip dosyasında; 22.12.2010 tarihinde, alacaklı tarafından borçlular hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/656 Esas, 2010/615 Karar sayılı ilamına dayanılarak takip başlatıldığı, ilamda “…araç ve ekipmanları davalılara iade edildiğinde satış bedeli olan 24.000,00 TL alacağın iade tarihinden itibaren değişen oranlar uygulanmak suretiyle yürütülecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesi” şeklinde hüküm kurulduğu, İcra Müdürlüğü'nce düzenlenen 30.12.2010 tarihli “ihtarın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde aracın Müdürlüğe müracaat edilerek teslim alınması, aksi takdirde ilam gereği faiz işletileceği” bilgilerini içerir ihtarnamenin 03.01.2011 tarihinde borçlulardan ... ve vekiline ayrı ayrı tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 17.01.2012 tarihinde dayanak ilamın Yargıtay onama ilamını ibraz ederek, 22.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte dosya borcunun hesabının çıkarılmasını ve teminat mektubunun paraya çevrilmesini istediği, İcra Müdürlüğü'nce 18.01.2012 tarihinde talep gibi işlem yapıldığı açıklanıp, dosyada 2 ayrı teminat mektubunun bulunduğu belirtilerek, teminat mektuplarının eşit olarak paraya çevrilmesine, her bir borçludan 18.595,50 TL tahsili için ilgili bankalara müzekkere yazılmasına karar verildiği, bu karar üzerine borçlulardan ... AŞ Vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, borç miktarını icra dosyasına yatırıp, İcra Müdürlüğü'nden ilamda belirtildiği üzere karşılıklı ifa kuralı gereği aracın iadesi ve iade tarihine kadar dosyaya yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde talepte bulunduğu, bu talebin İcra Müdürlüğü'nce 19.01.2012 tarihinde reddedildiği görülmüştür.
Şikayetçinin diğer itirazları yanında ilam gereği araç iade edilmeden takip tarihinden itibaren alacağa faiz işletilemeyeceği yönünde de itirazı bulunmaktadır. İcra Mahkemesi'nce bu konu karar gerekçesinde tartışılmamış ve bu hususta açıkça olumlu ya da olumsuz karar verilmeden aracın teslimi gerekçe gösterilip, 18.01.2012 ve 19.01.2012 tarihli Müdürlük işlemlerinde Yasaya aykırı yön bulunmadığı belirtilerek, şikâyetin reddine karar verilmiştir. TC Anayasa'sının 141/III. maddesine göre; Mahkemelerin her tür kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Mahkemenin faiz konusunda gerekçesi de açıklanmak suretiyle bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekir.
SONUÇ:Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile mahkeme kararının bu nedenle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy