......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili ilama dayalı başlatılan icra takibinde İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; kıymet takdir tutanağının tebliği usulsüz olup, tebliğ işleminden 05.09.2012 tarihinde haberdar olduklarından bu tarihte öğrendiklerinin kabulüne, borçlunun haline müsait evinin ve borçlu çiftçilik yaptığından tarlasının haczedilemeyeceğini bildirerek, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, şikayetin kısmen kabulü il.... 2011/6048 sayılı takip dosyasında davacıya gönderilen kıymet takdir raporu tebliğ işleminin iptali ile tebliğ tarihinin 05.09.2012 tarihi olarak tespitine, davacının meskeniyet iddiası yönünden süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Alacaklı vekilinin kıymet takdir tutanağının usulsüz tebliğine ilişkin şikayetin kabulü yönünde Mahkemece kurulan hükme yönelttiği temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Borçlu vekilinin temyiz itirazlarınınn incelenmesinde; ........ 2011/6048 sayılı takip dosyasından şikayete konu 986 ve 405 parsel sayılı taşınmazlara 30.05.2007 tarihinde konulan hacizlerin düşmesinden sonra yeniden aynı taşınmazlara 19.06.2012 tarihinde haciz konulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece sonradan konulan bu hacze ilişkin kıymet takdir tutanağının tebliği işleminin de usulsüz olduğu kabul edilmiş olup, bu durumda borçlunun bildirdiği üzere öğrenmenin 05.09.2012 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Buna göre ise; 07.09.2012 tarihinde yapılan şikayet süresinde olup, Mahkemece, meskeniyet şikayetinin esasının incelenmesi gerekirken süreden reddine karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan; borçlunun diğer şikayet nedenleri yanında çiftçilikle uğraştığı için 405 parsel sayılı tarlasınının haczedilemeyeceği yönündeki başvurusu incelenip, sonuçlandırılmadığından Mahkeme kararı bu nedenle de eksik incelemeye dayalı olarak verilmiştir.
......
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre alacaklı vekilinin aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin doğru olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....