MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.02.2013 tarih ve 2010/108 Esas, 2013/43 Karar sayılı ilamıyla davalı ... lehine 13.450,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, ...'nın bu alacağını ... Noterliği'nin 04.04.2013 tarih ve 4317 yevmiye numaralı temliknamesiyle ...'a devir ettiği, temlik alacaklısı tarafından ilam ve temliknameye dayanılarak, borçlu ... İl Özel İdaresi aleyhinde ilamlı takip başlatıldığı görülmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'nun 183. maddesin de; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebileceği düzenlemesi mevcut olup, alacağı temlik alan üçüncü kişi alacakla ilgili olarak temlik edenin bütün haklarına sahip olmaktadır.
Somut olayda ilamdaki alacağı temlik alan ...'un, ilam ve temliknameye dayanarak takip başlattığı, icra emri tebliği üzerine borçlu, ilamın kesinleşmeden takibe konamayacağı ve takip yapanın ilamda alacaklı sıfatıyla yer almadığı gerekçeleriyle takibin iptali talebinde bulunmuştur. Mahkemece, ilamda yer alan vekalet ücretinin taraflar lehine hükmedildiği, ilamda davalı vekili olarak yer alan Av ...'un bu alacağı kendi adına takibe koyamayacağından bahisle, takibin iptaline karar verildiği ve hükmün alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece yukarıda açıklanan yasal düzenleme gözönünde bulundurulup, takip talebine ve icra emrine ekli temliknameyle ilamdaki alacağın takibi yapan alacaklıya devir edildiği ve bu nedenle temlik alacaklısı (alacaklı) sıfatı ile takip başlatmasında yasa ve usule aykırı bir durumun bulunmadığı da nazara alınarak, alacaklı sıfatına ilişkin şikayetin reddiyle, diğer şikayet nedenleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle takibin iptali yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. Maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy