MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen reddine, kısmen kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.10.2011 gün ve 761/895 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak tapulama çalışmalarında "taşlık" vasfı ile tescil harici bırakılan ve bir kısmı 2005 yılında ... adına 408 parsel olarak idari yoldan tescil edilen taşınmazın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki, imar-ihya edilmeyen yerlerden olduğundan davacının davasının reddine karar verilmesini savunmuştur. Ayrıca taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Tüzel Kişiliği'ne dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, 11.05.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda A ile gösterilen 20.983,57 m2, A1 ile işaretlenen 3.817,12 m2 ve B ile belirlenen 4.948,13 m2'lik yerlerin davacı adına tesciline, aynı krokide, A2 ile saptanan 4.359,75 m2 yer yönünden kazanma koşulları davacı lehine gerçekleşmediğinden ve ... adına kayıtlı yerler yönünden köy aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, kabul edilen yerler yönünden davalı ... vekili tarafından reddedilen kısım yönünden ise davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu 4 parça taşınmazın 1976 yılında yapılan tapulama çalışmalarında "taşlık" vasfı ile tescil harici bırakıldığı, teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen taşınmazın halen tapusuz tescil harici yerlerden iken A1, A2 ve B harfleriyle gösterilen yerlerin ise 2005 yılında 408 parsel numarası ile idari yoldan ... adına tescil edildiği, 408 parselin ifrazı ile ... adına kayıtlı 470 ve Küçük Sanayi sitesi adına kayıtlı 471 parsellerin oluştuğu saptanmıştır. "Taşlık" vasfı ile tescil harici bırakılan bir yerin emek ve masraf sarf edilerek imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkün ise de; iptal ve tescil kararı verilen A1 ve B ile gösterilen yerlerin ifraz sonucu oluşan parsellerden hangisinin kapsamında kaldığı belirlenmeden mahallinde yapılan keşifte dinlenen yetersiz tanık ve yerel bilirkişi beyanları ile yetinilmiş, taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde usulüne uygun olarak hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.
O halde; tescil harici yer yönünden dava tarihinden ve ... adına idari yoldan tescil edilen yerler yönünden ise tescil ve idari yoldan tapuya bağlandığı tarihten geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1976-1986 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü'nden, getirtilerek dosyaya eklenmesi, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılması aynı Kanun'un 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmesi, uzman bilirkişiler ... Mühendisi ile jeodezi ve Harita Mühendisi aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları ve Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilecek paftaların keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğü'nden gelen paftaların ise düzenlendikleri (1976-1986 yılları arasında düzenlenen paftalar olacak) tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı veya hangi nitelikte bulundukları konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, teknik bilirkişiye tescil konusu yerin pafta üzerinde işaret ettirilmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın imar-ihyasına kim tarafından hangi tarihte başlandığı, imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ekonomik amacına uygun tarımsal zilyetliğin dava tarihine kadar ne şekilde, kim tarafından ve hangi nedenle sürdürüldüğünün sorulması, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi, HMK'nun 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip Mahkeme Hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konularak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17/son maddesi uyarınca taşınmazların imar planı içinde bulunup bulunmadığı, imar planı kapsamında ise imar planına alındığı tarihin ilgili Belediye Başkanlığı'ndan sorularak hüküm kurulurken gözönünde bulundurulmamış olması da doğru değildir.
Davalı ... vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy