MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, ...'nün 2012/703 Esas sayılı dosyasından borçlunun işyerine 17.10.2012 tarihli maaş haciz yazısı gönderildiğini, takip talebinde ve icra emrinde alacaklı ...’in 31.07.2006 tarihinde başka bir kişi ile evlendiğinin belirtildiğini, buna rağmen maaş haciz yazısında ...'i de kapsar şekilde aylık 300 TL nafaka haczinin istenmesinin doğru olmadığını açıklayarak, işlemin iptalini ya da müşterek çocuk için borçlunun maaşından aylık 100 TL nafaka tahsil edildikten sonra, kalan maaşından borç bitinceye kadar birikmiş nafaka için 1/ 4 ünün tahsiline devam edilmesi yönünde İcra Dairesince işyerine yazı yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, borçlunun iştirak nafakası yükümlülüğünün devam ettiği, ... yönünden ise icra emrinde ve takip talebinde yeniden evlendiği tarihe kadar yoksulluk nafakası talep edildiği, dolayısıyla şikayet konusu işlemin düzeltilmesini ya da bozulmasını gerektirir bir durum olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
...'nün 2012/703 Esas sayılı icra dosyasında, alacaklı vekili takip talepnamesinde alacaklı eş için yeniden evlendiği 31.07.2006 tarihine kadar birikmiş nafaka istemiştir.Takipten sonra işleyecek nafakayı ise müşterek çocuğun aylık 100 TL olan iştirak nafakası ile sınırlı tutmuştur. Buna rağmen İcra Müdürlüğünce, borçlunun işyerine yazılan 17.10.2012 tarihli haciz müzekkeresinde borçlunun maaş ve her nevi ücretinden Eylül 2003 ten itibaren alacaklı Nursel’i de kapsar şekilde 300 TL aylık nafakanın kesilmesi yönünde istemde bulunulmuştur. Bu durumda Mahkemece, İcra Müdürlüğü'nün 17.10.2012 tarihli haciz müzekkeresinin anılan yanlışlık nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 26.032013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.