MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 03.06.2013 tarih, 2013/3870 Esas, 2013/8354 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2012/9682 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... 4. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1402 sayılı Talimat dosyasında yapılan 03.08.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, somut olayda davalı alacaklının ikametgâhının bulunduğu ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğunu, haczin borçlunun faaliyet adresinde yapıldığını, üçüncü kişi Şirketin ortağı olan borçlunun, borcun doğum tarihinden sonra ayrıldığını, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, diğer yandan sunulan faturaların istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Mahkemece toplanan delillere göre: davalı alacaklı tarafın yetki itirazında bulunduğu, İİK’nun 50. maddesindeki yetkiye ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile İcra Mahkemeleri’nde de uygulanacağı, HMK’nun 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin takip alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi olduğu, 1086 sayılı HUMK’nun 512. maddesindeki düzenlemenin 6100 sayılı HMK’nun da yer almadığı gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra 27.09.2012’de açılmıştır. 1086 sayılı HUMK’nun 512/1. maddesine göre eşyanın bulunduğu ya da icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde istihkak davasının açılabileceği açıkça düzenlenmişti. Bu özel yetki kuralı HUMK'nun 9. maddesindeki genel yetki kuralına ayrıcalık oluşturmakla birlikte genel yetki kuralını ortadan kaldırmadığı ve İİK’nun 50. maddesi gereğince de HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümleri takip hukukunda da uygulandığı için hacizden doğan istihkak davaları genel yetki kuralınca, yasada ayrıca düzenlenmiş olmadıkça (taşınmazlarda ve iflastaki istihkak davası gibi,) davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir, özel yetki kuralı uyarınca da; haciz icra takibinin yapıldığı yerde uygulanmış ise bu yer, talimat aracılığı ile uygulanmışsa hacizli malın bulunduğu yer ya da icra takibinin yapıldığı yer haczi uygulayan talimat icra dairesi ile takip yeri farklı ise hacizli malın bulunduğu yer icra mahkemesinde açılabilirdi (HUMK’nun 512/1, 9,İ İK’nun md. 97–99. maddeleri).
Somut olayda dava, 6100 sayılı HMK zamanında açılmış olup bu Kanun’da 1086 sayılı HUMK’nun 512. maddesine paralel bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda İİK’nun yetkiye ilişkin 4, 50. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nun 5, 6. maddeleri uyarınca genel yetki kuralının uygulanması gerekir. Buna göre istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemelerinde açılması mümkündür. HMK’nun 7/1. maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılması mümkündür. Aksi halde yetki itirazında bulunulmuşsa HMK’nun 19, 331. maddeleri uyarınca yetkisizlik kararı verilmesi gerekir.
Davalı alacaklı taraf cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Davalı borçlunun yerleşim yeri ... (...) sınırları içinde kalmaktadır.
Bu durumda yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Dairemize ait 03.06.2013 gün, 3870–8354 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel Mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin tashihi karar itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy