........
....... ve ... aralarındaki istihkak davasının reddine dair............verilen 06.06.2013 gün ve 196/204 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekil...........2012/4822 sayılı takip dosyasında yapılan 28.05.2012 günlü hacze konu zeytinyağının davacı üçüncü kişi Şirkete ait olduğunu, haciz adresindeki taşınmazın........aitken içindeki yapılardan sadece bir tanesinin üst katının takip borçlusuna kiraya verildiğini, haczin bu bölümde değil davacının kullanımındaki depoda yapıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, takip borçlusunun davacı üçüncü kişi Şirket ortağının oğlu olduğunu, aralarında kira sözleşmesi düzenlenmesinin genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmadığını, haciz adresinde ödeme emrinin yanı sıra diğer satış evrakının da tebliğ edildiğini, yine borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haczin, ödeme emrinin de tebliğ edildiği takip borçlusunun faaliyet adresinde yapıldığı, üçüncü kişi Şirketin burasının kendileri adına tapuda kayıtlı taşınmaz olduğunu, Şirket ortaklarından .......idari hizmet ünitelerini takip borçlusuna kiraya verdiğini, ancak geri kalan kısmın davacının kullanımında olduğunu ileri sürerek istihkak iddia ettiği, somut olayda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu 28.05.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin taşınmazın idari işyeri ile zirai depo kısmını kapsadığı, borçlunun aynı yerdeki faaliyetini 15.05.2012’de sona erdirdiği, ancak hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiği, borçlu .......davacı Şirket ortağ......... babası olduğu ve aynı alanda faaliyet gösterdikleri, istihkak iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
.......
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin de tebliğ edildiği takip adresinde yapılmıştır. Borçlu buradaki işyerini davacı şirket ortağı babası..........kiralamış, hacizden bir gün sonra verdiği dilekçe uyarınca haciz mahallinden 12.05.2012 itibarı ile ayrıldığını, davacı Şirket ile aynı yerde 28.05.2012 tarihli kira sözleşmesi uyarınca faaliyete başladığını 29.05.2012’de Mal Müdürlüğü’ne bildirmiştir.
Borcun doğumundan ve takip tarihinden sonra yapılan tüm bu işlemlerin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Diğer yandan somut olayda, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin sunduğu ve borcun doğum tarihinden sonra düzenlenmiş faturalar ile adi nitelikteki kira sözleşmesi her zaman temini mümkün belgelerdendir ve istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli değildir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........