.....
... ile ... ve........aralarındaki davada Mahkemenin görevsizliğine dair...... Mahkemesi'nden verilen 02.10.2012 gün ve 638/488 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve ilk oturumdaki kapsamlı beyanında; davacı ... ile tarafların ortak miras bırakanı ......evlilik birliği içinde edindikleri .......plaka sayılı .......marka araç ile 174 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 nolu bağımsız bölümün miras bırakan ....10.11.2010 tarihinde ölümü ile davacılar ve davalı müşterek çocuklarına intikal ettiğini, murisle uzun yıllar birlikte yaşadıkları taşınmazın evlilik birliği içinde ve 01.01.2002 tarihinden sonra ivaz karşılığı edinilmiş mal olduğunu, 4721 sayılı Yasa'nın 240. maddesiyle davacı sağ kalan eşin yasal mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağının hesaplanması ile gerekirse bedel eklenmek suretiyle kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını ve davalıların miras paylarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tescilini, olmadığı takdirde intifa veya oturma hakkının davacıya tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ..., davacı annesinin dava konusu evde oturmasına, mülkiyet hakkı ya da intifa hakkı verilmesine hiç bir itirazı olmadığını ve davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ... ise, dava konusu evde babası vefat etmeden davacı annesiyle birlikte oturduklarını, davanın kendi haklarını almaya engel olmak için açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. TMK'nun 652. maddesine dayanan isteklerde görevli mahkeme, paylaşma isteklerindeki görev kurallarına göre belirlenmelidir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yolu ile paylaştırılmasına karar verilmesini ......
...... -2-
Mahkemesi'nden isteyebilir. Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ait davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davacı vekilinin 02.10.2012 tarihli celsedeki beyanından da talebin sağ kalan eşin miras payı karşılığında dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasına yönelik olduğu anlaşıldığından dosyada yargılama yapma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanında kaldığı ve görev hususu resen dikkate alınacak bir durum olduğundan ve davacının talebinin TMK'nun 652. maddesinde düzenlenen sağ kalan eşin miras payı karşılığında mülkiyet hakkı tanınmasına ilişkin olduğu ve bu konuda da Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine..." karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... ve tarafların ortak miras bırakanı .....17.03.1977 tarihinde evlenmiştir. .......... 10.11.2010 tarihinde ölümü ile evlilik birliği sona ermiştir (TMK. m.225/1). Başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca "mal ayrılığı", bu tarihten mal rejiminin sona erdiği ....... ölüm tarihi olan 10.11.2010 tarihine kadar 4721 sayılı TMK'nun 202. maddesi hükmü uyarınca yasal ''edinilmiş mallara katılma'' rejimi geçerlidir.
Dava konusu 174 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 nolu bağımsız bölüm mesken 21.01.2010 tarihinde ölen eş.........adına satın alma suretiyle tescil edilmiştir.
HUMK'nun 76/1. (HMK. m. 33.) maddesine göre, davanın esası olan maddi olayların ileri sürülmesi taraflara, bunların nitelendirilmesi ve uygulanacak kanun maddesini belirlemek hakime aittir. Hakim, tarafların yargılama oturumlarında ve dilekçesinde, kullandıkları nitelendirme ile bağlı değildir.
TMK'nun 240. maddesinde; “Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle mülkiyet, intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir...” hükmüne yer verilmiştir. Anılan hüküm gereğince intifa hakkı hükmen kurulmuştur. İntifa hakkı, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerinde kurulabilir. Aksine düzenleme olmadıkça bu hak, sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar (TMK. m. 794). Davacı eş yararına aile konutu üzerinde intifa hakkının tanınabilmesi için maddede yazılı diğer koşulların yanında sağ kalan eşin katılma alacağının bulunması gerekmektedir. Zira intifa hakkı ancak katılma alacağı hakkına mahsuben talep edilebilir.
İlk paragrafta açıkça yazıldığı üzere, dava dilekçesine ve davacı vekilinin 13.03.2012 tarihli ilk duruşmadaki beyanlarına göre, dava; 4721 sayılı Yasa'nın 240. maddesinde düzenlenen, davacı sağ kalan eşin yasal mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağının hesaplanması ile gerekirse bedel eklenmek suretiyle kendisine mülkiyet hakkı tanınması ve davalıların miras paylarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tescili, olmadığı takdirde intifa veya oturma hakkının davacıya tanınması isteğine ilişkin bir dava olup, TMK'nun 652. maddesinde düzenlenen bir dava ve istek olmadığından mahkemenin yukarıda açıklanan gerekçesindeki nitelendirmesine ve Aile Mahkemesi'nin görevsizliğine ilişkin kararına katılmak mümkün değildir .
Öyle ise davacının isteği, Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesine değil, aynı Yasa'nın 240. maddesine dayandığına göre, Türk Medeni Kanunu'nun, üçüncü kısmı hariç ikinci kitabından (TMK.118-392) kaynaklanmaktadır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin
.//..
2013/15424-2013/15825 -3-
Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4/1. maddesi gereğince Aile Mahkemesi görevlidir. Öyle ise, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy