MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tescil davasının reddine dair sliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 01.12.2011 gün ve 262/338 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı dava konusu taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında "tepe" niteliğiyle tespit dışı bırakıldığını, taşınmazın babasından vekil edenine devren intikal ettiğini ve vekil edeni tarafından imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini, 1984 yılından bu yana kazandırıcı zilyetliğinde bulundurduğunu açıklayarak, dava konusu yerin vekil edini adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında 23.02.2011 tarihli dilekçe ile teknik bilirkişinin krokisinde "C" harfi ile gösterilen 2968 m2'lik kısım bakımından davadan vazgeçtiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, aynı zamanda davalı ... vekili olarak, davacının davasının reddine, nizalı yerin TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca ... adına tapuya tesciline; 28.09.2010 tarihli dilekçe ile de, taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluşmadığı, öte yandan nizalı taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 5/b maddesi kapsamında henüz tahdit ve tahsis çalışmaları tamamlanmamakla birlikte mera olarak tespit edilen alanda kaldığı gerekçesiyle davanın ve ...'nin tescil isteğinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, nizalı taşınmazın 1955 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında ekilemez arazi (paftadan anlaşıldığı üzere "tepe") niteliğiyle tespit harici bırakıldığına, keşfe katılan uzman bilirkişiler ... Yüksek Mühendisi ... ve Ziraatçi Bilirkişi Prof.Dr.... Baran 'ın 20.05.2009 tarihli müşterek raporlarından taşınmazın tepe üstü
plato özelliğinde olduğu, toprak derinliğinin 15-30 cm olup, ana kaya yüzeyine yakın olduğu,yapısı itibariyle ekilemez araziyle bütünlük arz ettiği ve bu haliyle işlemeli tarıma uygun olmadığı ve meradan açma olmadığı açıklandığına, bu şekilde dava konusu taşınmaz bakımından davacı yararına kazanmayı sağlayan zilyetlik koşulları gerçekleşmediği ve taşınmazın bu niteliğiyle TMK. nun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesi kapsamında kalan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan TMK'nun 999. maddesi uyarınca özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte bulunmayan taşınmazlardan olduğu ve taşınmazın mera niteliğinde bulunduğu Mahkemece, belirlenemediğinin kabulü gerektiğine göre; davacı ve davalı ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca ...'den harç alınmasına mahal olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy