MAHKEMESİ : Pazarcık İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/07/2012
NUMARASI : 2011/63-2012/24
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, Adana 14. İcra Müdürlüğü’nün 2010/36365 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca Pazarcık 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/386 sayılı talimat dosyasında yapılan 28.07.2011 günlü hacze konu eşyaların davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu şirketin haciz adresi ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, faaliyet alanlarının farklı olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirketin faaliyetlerini 3. kişi şirket üzerinden sürdürdüğünü, her iki şirketin ortağının ve çoğunluk hisse sahibinin aynı kişi olduğunu, üçüncü kişinin borçlu şirketi devraldığını, BK’nun 179. maddesi uyarınca devralan üçüncü kişinin de işletmenin borçlarından sorumlu olması gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: İİK’nun 99. maddesi uyarınca üçüncü kişinin elinde bulunan ve kendisine ait olduğunu iddia ettiği malın haczedilmesi durumunda dava açma yükünün alacaklıya düştüğü, davacı üçüncü kişinin dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca “istihkak” davası olarak açılmıştır.
İİK’nun 99. maddesinde, haczedilen malı elinde bulunduran üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması üzerine, icra müdürünün, üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılması için alacaklıya yedi günlük süre vereceği yazılı ise de , malın 3. kişi elinde haczedilmesi ispat külfeti açısından değerlendirilmesi gereken bir husus olup istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin istihkak davası açmasını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Somut olayda 28.07.2011 tarihli haciz işlemine 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulması üzerine İcra Müdürlüğü'nün İİK’nun 97. maddesindeki prosedürü işletmesi ve İcra Mahkemesi'nce davacıya dava açmak üzere süre verilmesi karşısında da davacı üçüncü kişinin istihkak davası açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece davanın esasına girilerek, somut olayın özelliğine göre ispat külfetinin kime ait olduğu değerlendirilerek ve taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davacı 3. kişinin dava açmakta yetkisi bulunmadığı gibi hatalı bir değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır .
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy