MAHKEMESİ : Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2012/570-2013/697
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, Konya 10. İcra Müdürlüğü’nün 2012/5659 sayılı takip dosyasında yapılan 11.07.2012 tarihli haciz sırasında, davalı 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK'nun 99. maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, borçlu ile 3. kişi arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, işyerinin üçüncü kişi tarafından demirbaşları ile birlikte işletilmek üzere dava dışı şahıstan kiralandığını, borçlu şirketin 'YIBA' markasını noterden satışı yapılarak devraldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: haciz adresinin borçlu şirketin eski faaliyet adresi olduğu, 3. kişinin borcun doğum tarihinden sonra aynı iş kolunda ve aynı adreste ticari faaliyete başladığı, borçlu şirket ile 3. kişi arasında sıkı organik bağ bulunduğu, dava konusu mahcuzların dava dışı H.. M.. Ç..akip yaptırılarak onun üzerinden kiralanması işlemlerinin tamamının alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” iddiasının reddi davası niteliğindedir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, üçüncü kişi ya da onun adına vekili, yetkilisi, vb. bir kişi ya da borçlu tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak geçerli bir istihkak iddiasında bulunulmasıdır.
Somut olayda, dava konusu 11.07.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunan M.. H. E..r'in 3. kişinin muhasebecisi olduğunu belirtilmiştir. Anılan şahsın, 3. Kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili 3. kişi ya da borçlu şirketin temsilcisi olmadığı sabittir. Davalı 3. kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasıda bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 386,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy