MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu aleyhine ilamda hükmedilen vekalet ücreti alacağı 4.987, 40 TL nin tahsili amacıyla ilamlı takip başlatılmıştır. Takipten sonra ilam bozulmuş ve Mahkemesince bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada, davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, borçlu ve arkadaşı aleyhine 1.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Borçlunun bozma sonrası verilen ilam nazara alınarak borcun hesap edilmesi istemi üzerine İcra Dairesince, takibin kesinleştiği gerekçesiyle talep reddedilmiştir. Bu işlemin şikayeti üzerine İcra Mahkemesi'nce, takip konusu ilamda borçlu yönünden verilen hükmün Yargıtay'ca onandığı ve kesinleştiği, bozma sonrasında Mahkemece hatalı olarak bu borçlu yönünde de tekrar hüküm kurulduğu, bu haliyle ilamın yasaya ve usule aykırı bulunduğu ve sonuca etkili olmadığı gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 08/10/1997 tarih ve 1997/12-517 E. – 1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, "ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez."
Mahkemesince kurulan yeni hüküm yeni bir bozma ilamı ile ortadan kaldırılmadıkça taraflarını bağlar. İcra Mahkemesi belirtildiği üzere hükmü yorumlayamaz. Geçerliliğini yitiren eski ilam yerine, yeni ilama göre takip dosyasının icra edilmesi gerektiği nazara alınarak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilamın yorumlanarak şikayetin reddi yönüde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Mahkeme Kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 23.09. 2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.