MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan davalar (katılma alacağı)(ayrıca ziynetlerle ilgili aynen iade olmasza bedel isteği de var)
Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan davalar (katılma alacağı) ( ayrıca ziynetlerle ilgili aynen iade olmasza bedel isteği de var) davasının asıl dosyada davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 09.05.2013 gün ve 1215/434 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... bizzat ve vekili Av. ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı ... vekili, evlilik birliği devam ederken davalı adına Akbank ... Şubesi'nde 00563-95773 sayılı hesabın açıldığını, tasarrufların bu hesapta değerlendirildiğini, bu amaçla zaman zaman davacının Yapı Kredi Bankası ... ... Plaza Şubesi'ndeki 332-80624220 numaralı hesabından EFT yoluyla para gönderildiğini, tarafların anlaşmalı şekilde boşandıklarını ancak maddi konularda bir anlaşma sağlanamadığını, hesabın açıldığı tarihte davacının aylık gelirinin 6.500 TL, davalının ise 1.500 TL ve dolayısıyla hesaba davacının katkısının daha yüksek olduğunu açıklayarak banka hesabında davacıya isabet eden 24.000 TL'nin dava tarihinden geçerli faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Karşı davaya cevabında ise, ziynetlerin kadının uhdesinde olduğunu, bu ziynetlerle araç alımının doğru olmadığını açıklayarak karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı ... vekili, boşanma davası henüz kesinleşmediğinden dava şartının da oluşmadığını, ayrıca ... adına açılan banka hesabındaki paraya hasredilen davanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, söz konusu hesabın davacı ile ortak hesap olmadığını, ...’ın çalıştığı işyerinin açtığı bir hesap olduğunu, davacının da zaman zaman bu hesaba ... Yapı Kredi Bankası'ndan para gönderdiğini, bu hesaptan Mehmet’in kızkardeşine verilmek üzere ...'a 3.000 TL, Mehmet’in hesabına 2.000 TLhavale edildiğini, Mehmet’in özel sağlık sigortasının da bu hesaptan ödendiğini, kira parası olarak ev sahibine toplam 6.000 TL, her ay ablası Ülkü' ye de 450-500 TL ödeme yapıldığını açıklayarak davacının davasının reddini savunmuştur. Süresinde açtığı karşı davasında ise, evlilik birliğinin devam sırasında ...’ın ziynetlerinin kocasının isteği ile 24.000 TL’ye bozdurulduğunu, yine kocasının isteği ile bakiyesinin de tarafların müşterek öd...erinden tamamlanarak ...plaka numaralı aracın kocasının kızkardeşi Ülkü adına alındığını açıklayarak öncelikli isteklerinin müvekkilinin ziynet eşyasının bozdurularak araç alınması sebebiyle altınların aynen, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere tutarı toplamı 46.610 TL’nin dava tarihi itibariyle, ayrıca edinilmiş mal olmasından ötürü, aracın alımına katılma anlamında bugünkü değeri 28.000 TL’nin yarısı olan 14.000 TL'nin Mehmet’ten faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı-karşı davalının davasının kabulü ile 24.000 TL alacağın dava tarihi 15.12.2010 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, davalı-karşı davacının ziynet eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedellerinin ödenmesine ilişkin talebinin reddine, davalı-karşı davacının ...plaka sayılı araç yönünden alacak talebinin husumet yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 29.07.2005 tarihinde evlenmiş, 01.07.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 21.02.2011 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Dava konusu ...plakalı araç davacı-karşı davalı ...’in kızkardeşi ... adına 18.08.2006 tarihinde alındığı, Akbank ... Şubesi'nde 00563-95773 sayılı banka hesabının ise 22.10.2007 tarihinde davalı-karşı davacı ... adına açıldığı anlaşılmaktadır.
Banka hesabı bakımından dava; davacı tarafından kişisel mal veya değer ile katkı iddia edilmediğinden, çalışarak elde edilen gelir de edinilmiş mal sayıldığından (TMK’nun 219.m.) katılma alacağı, karşı dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre araçla ilgili istek ise, Mehmet’in kızkardeşi adına alınan aracın peşinatının ödendiği iddiası açısından ziynet eşyalarının aynen olmazsa bedelinin iadesi, aynı araç için çekilen banka kredisinin tarafların ortak çalışmaları ile ödendiği iddiası bakımından ise alacak isteğine ilişkindir. Evlilik içinde 01.01.2002 tarihi sonrası eşlerden biri adına edinilen mal varlığı üzerinde diğer eşin yasadan kaynaklanan artık değerin yarısı oranında katılma alacağı isteme imkanı bulunmaktadır (TMK’nun 231, 236/1.m.). TMK'nun 222. maddesi gereğince, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerekir. Katılma alacağı bakımından talepte bulunan eşin çalışıp çalışmaması veya herhangi bir katkıda bulunup bulunmamasının bir önemi de yoktur. Katılma alacağı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, dava konusu yapılan aracın Mehmet’in kızkardeşi ... adına alımında peşinatın ödenmesi bakımından ...’ın ziynetlerinin bozdurulduğu iddia edilmiş ve bir kısım tanık beyanlar tarafından da bu husus doğrulanmış ise de özellikle ... vekilinin ziynetlerin bozdurulduğu iddiasının Mehmet vekili tarafından doğrulanır şekilde bozdurulma sonucunda ...’a pırlanta yüzük alındığı ve bu yüzüğün de kadının yedinde bulunduğu savunulduğuna, 28.02.2011 tarihli yargılama oturumunda dinlenen tanık ... tarafından ...’a ait ziynetlerin bozdurulduğu ifade edilmiş ancak bozdurulduktan sonra para mı yoksa pırlanta yüzük mü verdiğini hatırlamadığı, dosya arasında bulunan kartvizit ve 13.10.2006 tarihli not kağıdındaki yazının ise kendisine ait olduğu belirtildiğine, bu kartvizit üzerinde bulunan “taşları zarar görmediği sürece geri alınacak” ibaresi gözetildiğinde ziynetler karşılığından para değil ...’a yüzük alındığının kabulü gerektiğine, bu yüzükle ilgili ... tarafından satılarak bir katkı da iddia edilmediğine, araç ile ilgili çekilen kredinin öd...erinde taraf gelirleri ile katkı iddiası yönünden ise üçüncü kişi adına alınan araca yapıldığı iddia edilen bu katkı açısından genel hükümlere göre açılmış alacak davası niteliğinde olduğu gözetilerek yazılı şekilde araç malikine değil, Mehmet’e açılan davanın husumetten reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı-karşı davacı ... vekilinin ziynetler ve araçla ilgili talebinin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından hükmün ziynetler ve araçla ilgili bölümünün ONANMASINA,
Dava konusu banka hesabı ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 30.01.2013 tarihli üç kişilik bilirkişi kurulu raporundan hareketle dava konusu banka hesabına yatırılan ve çekilen miktarlar (maaş, avans, fark, sağlık öd...eri gibi) dikkate alınarak artık değerin 57.647,57 TL ve yarısı oranında katılma alacağı ise 28.824 TL bulunduğu, talebin ise 24.000 TL. olduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak ...’a ait hesap yönünden katılma alacağı hesabı yapılırken hesaba yatırılan ve çekilen miktarların toplanarak, aradaki fark açısından artık değerin bulunması doğru olmamıştır. TMK'nun 225/2. fıkrasına göre taraflar arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Aynı Kanunun 235/1. fıkrasında ise, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleri ile hesaba katılırlar, hükmüne yer verilmiştir. Yani katılma alacağına konu malların değerleri karar tarihine yakın bir tarihteki gerçek sürüm değerlerinin belirlenmesi ve buna göre hesabının yapılması gerekmektedir. Eldeki davada ... adına banka hesabı ekstrelerinin incelenmesinde hesapta olağan dışı bir hareketlilik, toplu bir para çekimi veya havalesi görülmemektedir. Bu durumda TMK’nun 235/1.maddesi gözetilerek mal rejiminin sona erdiği tarihte (01.07.2010) banka hesabında bulunduğu anlaşılan 296,36 TL.nin artık değer olarak dikkate alınması ve artık değerin yarısı oranında davacının katılma alacağı olduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken banka hesabına yatan ve çekilen tüm miktarlardan hareketle usul ve Daire uygulamalarına aykırı şekilde 24.000 TL. katılma alacağına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle banka hesabı bakımından yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün banka hesabı ile ilgili katılma alacağı hesabına yönelik bölümünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy