MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2013
NUMARASI : 2012/1269-2013/103
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından ilama dayalı olarak başlatılan takipte, borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak yapılan ilamda dava konusu aracın davalılara iade tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, aracın diğer davalıya fiziki olarak teslim edilmesinin tescil için gereken belgelerin teslim edilmemesi nedeniyle usulüne uygun teslim anlamına gelmeyeceğini, bu nedenle işletilen faizin haksız ve hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, icra emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı ilamın incelenmesinde; hükmün birinci bendinde "davanın kabulü ile ayıplı olduğu anlaşılan aracın davalılara üzerindeki her türlü kısıtlamalar ve vergi ve trafik cezası gibi hususlardan arındırılmış olarak iadesine ve davacının araç bedeli olarak ödemiş olduğu fatura tutarı olan 57791,01 TL'den aracın davacıda iken meydana gelen hasar nedeni ile oluşan değer kaybı olan 1000 TL'nin mahsubu ile 56971,01 TL'nin aracın davalılara iade tarihinden itibaren hesaplanacak yasal avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" yönünde karar tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Takip konusu ilama göre ayıplı aracın bedeline faiz istenebilmesi, ayıplı aracın, borçluya, üzerindeki her türlü kısıtlamalar, vergi ve trafik cezası gibi hususlardan arındırılmış olarak teslimi ile mümkün olacağından, bu bedele istenecek faiz de ayıplı aracın borçluya ilama uygun teslim tarihinden başlar. Her ne kadar Mahkemece yapılan araştırmada iade konusu aracın trafik para cezasının ve herhangi bir hak mahrumiyetinin bulunmadığı tespit edilmiş ise de; İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 17.12.2012 tarihli yazı cevabında 2011 yılı birinci dönem 348,50 TL motorlu taşıtlar vergisi borcu ve 19,84 TL gecikme zammı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda ayıplı aracın 02.06.2011 tarihinde yetkili servis olan diğer takip borçlusuna arıza nedeni ile bırakılmasının ilama uygun bir iade olduğundan söz edilemez.
O halde; Mahkemece, asıl alacağa istenen işlemiş faizin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy