.....
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair....... verilen 17.10.2012 gün ve 47/74 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde;.......166 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı adına yazıldığını, taşınmazın bir kısmının kendisine babası..... kaldığını, bir kısmını ise 1978 yılında .... satın aldığını, uyuşmazlık konusu taşınmaza 30-35 yıldan bu yana nizasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğunu açıklayarak taşınmazın davalardan olan tapu kaydını iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, davalı yargılama oturumuna davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal ve harici satın alma hukuksal nedenlerine dayalı olarak TMK'nun 713-1 ve 996 maddeleri ile 3402 sayılı yasanın 14. maddesi gereğince açılmış mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali tescil davasıdır.
Mahkemece, .......Mahkemesinin 18.10.2011 günlü duruşmasında davanın işlemden kaldırıldığı, davanın yenilendiği, 06.12.2011 tarihli duruşmada da ikinci kez dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği benimsenerek HMK'nun 150/5 ve 320/4 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacı 17.08.2001 tarihinde..... Mahkemesi'nde eldeki davayı açmış, 18.10.2011 tarihli oturumda davacı tarafça takip edilmeyen dosyanın HMK'nun 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı aynı günlü yenileme dilekçesiyle davasını yenilemiş, ......yapılan 06.12.2011 tarihli ikinci oturumda dosyanın HMK'nun 150/1. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 23.1.2012 tarihli yenileme dilekçesiyle dava, davacı tarafça ikinci kez yenilenmiş, ...... 26.06.2012 tarihli ve 379/74 sayılı hükmüyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın ...... Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, görevsizlik kararı 11.09.2012 tarihinde kesinleşmiş, davacının 15.08.2012 tarihli davalının ise 06.08.2012 tarihli dilekçesiyle dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi üzerine dosya..... Mahkemesine gönderilmiş,........ yapılan 27.10.2012 tarihli ilk oturumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. -//-
2013/17-16900 -2-
6100 sayılı HMK'nun 448. maddesine göre "bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır." Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken bir hususta yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Dava, dava dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayan ve bir kararla sonuçlanıncaya kadar devam eden çeşitli usul işlemlerinden ve aşamalarından oluşmaktadır. Her usul işlemi, ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bir davayı tüm olarak değerlendirip, bu konuda yeni kanunun etkili olup olmayacağı söylenemez. Dava içinde yapılan usul işlemi ve kesiti tamamlanmış ise, artık yeni kanun o usul işlemi hakkında etkili olmayacaktır. Eğer bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girse, söz konusu işlem geçerli olarak kalacaktır. HMK'nun 320/4 maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır. 1086 sayılı HUMK'nun 409/6 maddesine göre işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde, dava açılmamış sayılır.
Eldeki dava da 1086 sayılı yasanım yürürlükte olduğu 17.08.2011 tarihinde açılmış, bundan sonra 01.10.2011 tarihinde 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesi tarihinden önce 22.8.2011 tarihli tensip zaptıyla duruşmanın açılmasına karar verilmiş olduğundan, bundan sonraki yani 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girdiği tarih olan 11.10.2011 tarihinde sonraki işlemlere ancak derhal uygulanırlık ilkesi gereğince anılan yasa hükümlerinin uygulanması gerekir. Duruşmanın açılması kararı önceki kanun döneminde olduğuna göre, duruşmanın takip edilmemesine bağlanan hukuki sonuçlar da önceki yasa hükümlerine göre doğar. Yani davacı yararına ilk yenilemeden sonra bir defa daha dosyayı takipsiz bırakabilme hususunda kazanılmış hak doğar. Bundan sonra yürürlüğe giren kanun hükmü bu hakkı ortadan kaldırmaz. Bu nedenle HUMK'nun 409. maddesi gereğince davacının davasını 3. kez takipsiz bırakması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilir. Bu durumda Mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın davacıya iadesine 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy