MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2-Şikayet eden borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; İcra takibinin dayanağını kamulaştırmasız elatma dosyasında verilen hüküm oluşturduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun geçici 6.maddesi ve 6111 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesi birlikte nazara alındığında idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemeyeceğinden icra dosyasındaki haciz işlemlerinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6. maddesinin son fıkrasında yer alan haczedilmezliğe ilişkin düzenlemenin yürürlük tarihinden sonra hüküm altına alınan kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat alacaklarının tahsili için anılan maddenin son fıkrası gereği haciz yapılamayacağını, yine 6111 sayılı Kanun'un geçici 2.maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 22.02.2013 tarihli 28567 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01.11.2012 tarihli ve 2010/83 Esas 2012/169 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve aynı kararda, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığından anılan kanun maddesinin 22.08.2013 tarihine kadar yürürlükte olduğu ve 01.11.1983 tarihinden sonraki döneme ait kamulaştırmasız elatma nedeniyle açılan davalar neticesinde verilen tazminat kararlarına dayanılarak yapılan icra takiplerinde, borçlu idarenin mal, hak ve alacaklarının 22.08.2013 tarihine kadar haczedilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Haczedilmezlik şikayeti İİK'nun 16/1. maddesine göre haczin öğrenildiği günden itibaren 7 günlük süreye tabidir. Somut olayda borçlu vekilinin icra dosyasında ki hacizleri
en geç 15.04.2013 tarihinde hacizlerin kaldırılması talebi ile İcra Müdürlüğü'ne başvurduğu tarihte öğrendiğinin kabulü gerekir. Şikayet ise; 7 günlük süreden sonra 25.04.2013 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda anılan başvurunun süre aşımından reddi gerekirken işin esası incelenerek haczedilmezlik şikayetinin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy