MAHKEMESİ : İpsala Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2013
NUMARASI : 2013/143-2013/183
Hazine tarafından açılan mirasçılık belgesi davasının reddine dair İpsala Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.05.2013 gün ve 143/183 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Talep eden Hazine vekili, İpsala Asliye Hukıık Mahkemesi'nin 1999/128 Esas sayılı dava dosyasında A. Y.'ın mirasçılık belgesinin alınması hususunda kendilerine yetki verildiğini açıklayarak mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, mirasbırakan A. Y. hakkında Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/128 Esas 2013/19 Karar sayılı kararı ile verilmiş bir mirasçılık belgesi bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde talepte bulunan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yetki belgesine dayanılarak açılan mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598.maddesi hükmünde başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesi'nce mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği açıklanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.12.1990 gün ve 1990/2-560 Esas, 1990/622 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle hasımsız olarak açılan davalar çekişmesiz yargıya tabi olduğundan, bu davalar sonucunda verilecek kararlar şekli bakımından kesinleşmiş olsalar dahi maddi hukuk bakımından kesin hüküm oluşturmazlar. Dava ve ilam kavramları çekişmeli yargıya ait kavramlar olduğundan mirasçılık belgesi olarak nitelendirilemeyeceği gibi bu davalar sonucunda verilen kararlar klasik anlamda kesin hüküm sonucunu doğuran bir ilam da sayılmazlar. Bu nedenle açılan bu davalar sonucunda verilen kararların sonradan gerçeğe aykırı ve yanlış olduğunun anlaşılması halinde her zaman için aksi iddia ve ispat edilebileceği gibi tespit hükmü niteliğindeki bu kararların sonradan açılacak başka davalarda kesin hüküm oluşturması ve mahkemeleri bağlaması da düşünülemez. Bu konularda öğreti ve uygulamada tam bir görüş birliği mevcuttur. Bu olgunun sonucu olarak, Hazine'nin İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/128 Esas sayılı dosyasında verilen yetkiye istinaden, mirasçılık belgesi istemiyle dava açma hakkı bulunduğundan kuşku duymamak gerekir.
Hal böyle olunca Mahkemece açıklanan bu olgular gözetilerek davanın esasına girilmesi, davacı tarafından gösterilen ve gösterilecek tüm delillerin toplanması, mirasbırakan A. Y.'ın mirasçılarının ve miras paylarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, talep eden Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III 2. bendi maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy