MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile Hazine ve ... arasındaki tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12/03/2012 gün ve 263/133 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... köyü Örenönü mevkiindeki 1238 parselin doğusunda bulunan yol ile 1238 parsel arasında kalan ve anılan parsele bitişik, yaklaşık 3000 metrekareden fazla alanın 1963 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakıldığını, bu taşınmazın müvekkili tarafından 25 yıldan fazla bir süredir tarım arazisi olarak nizasız fasılasız kullanıldığını ileri sürerek, müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve Belediye Başkanlığı vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapuya tescil davasıdır.
Dava konusu taşınmazda kazanma koşullarının oluştuğundan bahisle davanın kabulüne karar verilerek “…bilirkişilerin krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen toplam 1065 metrekare miktarındaki ve tescil harici bırakılan, batısı: 1238 parsel, kuzeyi ve doğusu: yol, güneyi: 2561 parsel ile çevrili yerin davacı ... adına tapuya tesciline…” karar verilmişse de; eksikten getirtilen belgelere ve bilirkişilerin 27.12.2012 tarihli ek raporuna göre, krokide (C) harfi ile gösterilen 27,68 metrekarelik yerin 2561 sayılı parselin içinde kaldığı, 2561 parselin koordinatlarının hatalı olduğu, dava konusu yerin bağlı olduğu Dilek köyünün yenileme çalışmaları kapsamında kaldığının bildirildiği, böylece çifte tapu oluşturacak biçimde (A) ile birlikte davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Belirtilen şekilde hüküm kurulması tapu kütüğünün sağlıklı olarak tutulması ve uygulama bakımından da güçlük yaratır. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, çifte tapunun oluşmasının önlenmesi açısından mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulmalıdır.
Açıklanan nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesine uyarınca BOZULMASINA, HUMK. nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve HUMK'nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy