MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı vekili tarafından, borçlu aleyhine .... İdare Mahkemesi'nin ... Esas, 2012/637 Karar sayılı maddi ve manevi tazminat ilamına dayalı olarak takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, ilamın yürütmenin durdurulması istemli temyiz edildiğini, kesinleşmeden icra edilemeyeceği ve İYUK'nun 28. maddesi gereği kesinleşmeden infaz edilmeyeceği şikayetinde bulunmuştur. Mahkemece ilamın kesinleşmesi gerektiği gerekçesiyle takibin iptaline karar karar verilmesi üzerine, alacaklı vekilince karar temyiz edilmiştir
HMK'nun 367/2. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklarla ilgili ilamlar ile aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe icra olunamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06.07.2011 tarih, 2011/12-322 Esas ve 2011/464 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi idari yargıda tam yargı davaları sonucu verilen kararlardan, belli bir miktarı içeren para alacağına ilişkin ilamların icra takibine konu yapılabilmesi için kesinleşmeleri gerekmez. Kesinleşmeden takibe konulamayacak kararlar 2577 sayılı Kanunun 28/1. maddesine göre idare aleyhine açılan ve haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlardır. Aynı Kanunun 28/2. maddesi hükmünde, ise İdari Yargı Mahkemeleri'nin tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarın tahsilini içerenlerin genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunacağı belirtilmiştir
Somut olayda, alacaklının borçlu aleyhine idari yargıda açmış bulunduğu tam yargı davası sonucu lehine hükmedilen ilama konu alacağı (tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderini) icra takibine koyduğu, yürütmenin durdurulması isteminin redddedildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere takip dayanağı ilamın infazı için kesinleşmesi gerekmez. Mahkemece istemin anılan gerekçeyle reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir
.//..
2013/174-2013/5216-2-
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy