MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2010/767-2012/1889
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, İstanbul 12. İcra Müdürlüğü’nün 2008/12438 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca Şile İcra Müdürlüğü'nün 2008/221 Talimat sayılı dosyasında 22.07.2008 tarihinde haczedilen mahcuzun, müvekkili ile borçlu Şirket arasında aktedilen finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kaldığını, 3226 sayılı Yasa'nın 19.maddesi gereğince haczedilemeyeceğini ileri sürerek istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu Şirketin faaliyet adresinde gerçekleştirildiğini, haciz esnasında üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulmadığını, davanın borçlu ile danışıklı olarak açılarak alacaklının alacağına ulaşmasının engellenmeye çalışıldığını, finansal kiralama sözleşmesinin yasaya uygun olup olmadığı konusunda fikir edinemediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; davalı alacaklı tarafından davacı finansal kiralama şirketine ait makina üzerindeki haczin yargılama sırasında kaldırıldığı, davalı alacaklının haczi üçüncü kişiye zarar vermek amacı ile kötü niyetli olarak yaptığına ilişkin bir delil bulunmadığı da gözönünde tutularak konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı alacaklı yararına vekalet ücreti verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK'nun 96 ve devamı maddeleri gereğince üçüncü kişi tarafından açılmış istihkak davasıdır.
Dava konusu hacizli taşınır mallar üzerindeki haczin 17.06.2011 tarihinde kaldırıldığı icra dosyası içeriğinden anlaşılmıştır. Bu durumda "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi yerindedir. Ancak yargılama giderinin, bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak, davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekmektedir. Bu ise, tarafların hangisinin haklı olduğu hususunda gerekli araştırmanın yapılarak kanıtların toplanması ve değerlendirilmesi ile mümkündür.
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi gerekirken aksi düşüncelerle gerekçede açıklanmadan davacı üçüncü kişinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde iadesine
24.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy