MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 11.12.2012 tarih, ... Esas, 2012/12206 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
4857 sayılı İş Kanunu'nun 36/3. maddesi gereğince, anılan Kanun maddesinin birinci fıkrasında belirtilen müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri üzerinden yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz veya icra takibi bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, 89/1 haciz ihbarnamesine verdiği cevabın ilk üç paragrafında "borçlu şirketin, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle doğmuş bir istihkak alacağının olmadığını" belirtip dilekçenin sonunda "itirazen bilgilerinizi rica ederim" şeklinde beyanda bulunmuş olmakla 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz etmiştir. Yine aynı dilekçe ile TOKİ'nin "...Haciz ihbarnamenizin idaremize intikal ettiği tarih itibariyle adı geçen yüklenicinin idaremiz nezdinde tahakkuk eden istihkak alacağı bulunmamaktadır. Yüklenicinin dosyanız üzerinde takip edilen borcu K.F.S. İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yukarıda bahsedilen işleri sonucunda doğması muhtemel alacaklarından ödenmek üzere 4857 sayılı İş Kanunu'nun 'kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hak edişlerinden ücret kesme yükümlülüğü' başlıklı '36. maddesinin, üç aylık işçi ücret alacaklarının firma hakedişlerinden tahakkuk aşamasında kesilmesini düzenlemesi sebebiyle bu madde kapsamına girmesi ve İİK'nun hacze iştirak derecelerinin teşkili' başlıklı 100. maddesi '...2. yukarıdaki fıkrada yazılı tarihlerden önce açılmış bir dava üzerinden alınan ilama...' dayalı olması nedeniyle imtiyazlı işçi alacağı sıralama talebiniz değerlendirilerek idaremiz nezdinde takibe konan ilamlı ve ilamsız ihbarnamelerin idaremize intikal tarihi dikkate alınarak düzenlenen takipli borçlar sıralama tablosuna öncelikli olarak alınmıştır." şeklinde beyanları ise anılan Yasa kapsamında kendisinin müşterek sorumluluğundan bahisle gönderdiği bir para olduğunu ortaya koyduğundan şikayete konu miktarların alacaklıya ödenmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Her ne kadar TOKİ'nin İcra Mahkemesi'ne yargılama aşamasında gönderdiği 20.02.2012 tarihli yazıda hakedişlerin farklı işlerden kaynaklandığı belirtilmiş ise de, haciz ihbarnamesine verilen cevap tarihi itibariyle henüz bir hakediş doğmadığı halde kesintinin yapılacağının belirtilmesi karşısında bu beyanın sonuca etkisi bulunmamaktadır. Bu durumda, İcra Müdürü'nün sıra cetveli yapılması gerektiği hususundaki kararında isabet bulunmadığından şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddi isabetsiz olup hükmün bu yönden bozulması gerekirken onandığı görülmekle alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz'in 11.12.2012 tarih ve 2012/10598 Esas, 2012/12206 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy