MAHKEMESİ : Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2013
NUMARASI : 2013/84-2013/533
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 150/ı maddesine göre “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığı ile "…..borçluya tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar”, yani borçluya icra emri gönderir. Borçlu kendisine gönderilen ihtara 8 gün içinde itiraz etmezse hesap özetinde bildirilen alacak kesinleştiğinden icra mahkemesinde alacağın esası yönünde bir inceleme yapılamaz.
Ayrıca HGK'nun 02.05.2007 tarih ve 2007/12-24 Esas 239 sayılı Kararı ve yerleşik Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiği üzere; alacaklı Bankanın müşterisine kullandırdığı yada kullandıracağı nakdi ve gayrinakdi kredilerin teminatı olarak aldığı, teminat ipoteğinin paraya çevrilmesine ilişkin takipte, gayrimenkulün satışı sonucu elde edilen paranın ipotek limitine kadar olan kısmı üzerinde rehin hakkı devam edeceğinden, nakdi alacaktan artan bedelin teminat mektubu bedelleri ve çek garanti tutarları için, banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesini de isteyebilir .
Somut olayda, alacaklı banka tarafından, genel kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarına dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte borçluya örnek 6 numaralı İcra emrinin tebliğ edildiği, borçlunun vekili vasıtasıyla İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvurusunda; hesap katı ihtarının eski adrese tebliğinin usulsüz olduğunu, istenen alacağın, faizin ve faiz oranının kesinleşmediğini, bu nedenle icra emri gönderilemeyeceğini, yine tahsil edilmemiş çek yaprağı garanti bedelinin depo edilmesinin de istenemeyeceğinden bahisle takibin ve icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi vasıtasıyla, usulüne uygun tebliğ edilen hesap katı ihtarına süresinde itiraz edilmediğinden kesinleşen alacak miktarı üzerinden, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar istenebilecek temerrüt faiz miktarı hesap ettirilerek istenen faiz miktarının düzeltilmesine, ayrıca çek yaprakları garanti tutarlarının depo edilmesi talebinin, genel haciz yolu ile icra takibine konu edilmesi gerektiğinden bahisle icra emrinden bu kısmın çıkartılmasına karar verilmiştir.
Hükmü alacaklı vekili; hesabın kat edildiği tarih ile temerrüt tarihi arasındaki dönem için akdi faiz hesap edilmediği ve çek yaprağı garanti bedelinin depo edilmesi gerektiği yönünde, borçlu vekili ise, süre tutum dilekçesiyle temyiz etmiştir.
Takip dosyasına sunulu hesap katı ihtarı ve tebliğine ilişkin belge incelendiğinde; ihtarın borçlunun kredi sözleşmesindeki adresine çıkartıldığı, taşındığı şerhi ile 06.11.2012 de iade edildiği görülmektedir. Yine bu tarihten itibaren verilen bir günlük ödeme süresi içinde borcun ödenmediği, çek yaprağı garanti bedelinin depo edilmediği ve de 8 gün içinde itiraz edildiğine dair belge ve bilgi sunulmadığı; mahkemenin istenen faize itiraza ilişkin olarak bilirkişiden aldığı raporda ise; faiz hesabı yapılırken hesabın kat edildiği 30.10.2012 den, temerrüt tarihi olan 07.11.2012'ye kadar ki dönem için akdi faiz hesabı yapılmadığı, sadece temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ki süre için temerrüt faizi hesap edildiği anlaşılmaktadır.
O halde; Mahkemece, hesap katı ihtarı tebliğ işleminin usulüne uygun yapıldığı ve ihtar ile istenen alacak ve faiz oranlarının kesinleştiği, borçlunun asıl alacak miktarına ve faiz oranlarına itirazının yerinde olmadığı, ancak alacaklının hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadarki dönem için akdi faiz talep edebileceği, yine yukarıda belirtilen HGK kararı gözetilerek ipotekli takipte çek yaprağı garanti tutarlarının alacaklı Banka adına açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesinin talep edilebileceği nazara alınarak, depo talebine ilişkin kısmın icra emrinden çıkartılması talebinin reddine, ayrıca alacaklının talep edebileceği akdi faiz miktarı da hesap edilerek, takip tarihinde talep edilebilecek toplam alacak belirlenerek icra emrinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle, İİK' nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. ve devamı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, borçlu vekili temyiz itirazının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
Full & Egal Universal Law Academy