MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ:Tescil
... ile Hazine ve ...Köyü Tüzel Kişiliği, dahili davalılar ..., ... Köyü Tüzel Kişiliği ve ... mirasçıları ... ve müşterekleri aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 28.05.2008 gün ve 192/158 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve dahili davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın 60 yıldan fazla zamandır vekil edeninin zilyetliğinde olduğunu açıklayarak, davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı ...’in ölmesi üzerine mirasçılarından oğlu olan ... vekili 25.05.2005 tarihli celsede davacı ...’in ölmeden önce dava konusu taşınmazı vekil edenine satış yoluyla devrettiğini belirterek, anılan taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Köy Tüzel Kişiliği ve dahili davalı DSİ adına davetiye tebliğine rağmen davaya cevap veren olmamıştır.Dahili davalı ... Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi 11.05.2006 tarihli keşifte; niza konusu taşınmazın köy, hazine ve ormanla ilgisinin bulunmadığını, bu yerin davacı ... tarafından kullanıldığını bildiğini, öncesinin davacı ...’in babası ...’e ait olduğunu büyüklerinden duyduğunu, ...’in diğer çocuklarının köyün muhtelif yerlerinde taşınmazlarının olduğunu açıklamıştır.Dahili davalılardan ... 22.09.2004 tarihli celsede açılan davayı kabul ettiğini, ... aynı celsede davanın reddini istediğini, dahili davalılar ... ve ... ise 20.07.2005 tarihli dilekçelerle taşınmazın tamamının ...’in bütün mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir... ve ... mirasçıları olan diğer dahili davalılar davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, Fen bilirkişisi ... tarafından 08.06.2006 tarihli raporuna ekli krokide (büyük) A harfi ile gösterilen ahşap bir katlı ev ve bahçesi niteliğinde 312,74 m2, (büyük) B harfi ile gösterilen bahçe niteliğinde 309,28 m2 ve (büyük) D harfi ile gösterilen bahçe niteliğinde 905,31 m2'lik yüzölçümlü kesime ait kısımların davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (büyük) C harfi ile kırmızı boyalı olarak gösterilen 238,28 m2 kısmın ise davacı ... oğlu ... adına mülkiyetinin tespitine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı Hazine ve dahili davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davalı Hazine ve dahili davalı DSİ vekilinin hükmün (d) fıkrası yönünden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan fen bilirkişisi İbrahim Özmen tarafından 08.06.2006 tarihli raporuna ekli krokide C harfi ile gösterilen mülkiyetinin tespitine ilişkin hükmün (d) fıkrasının ONANMASINA,Davalı Hazine ve dahili davalı DSİ vekilinin hükmün (a), (b) ve (c) fıkralarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya eklenen ... Kadastro Mahkemesi'nin 09.07.2013 tarihli karşılık yazısında; dava konusu taşınmazların mahkemelerinin 2013/107 Esas (kapatılan ... Kadastro Mahkemesi’nin 2010/50) sayılı dosyasında bulunan kadastro tutanaklarının gönderildiği belirtilmiştir. Bu tutanakların incelenmesinde; eldeki hükmün karar tarihinden sonra,fakat kararın taraflara tebliğinden önce dava konusu taşınmazlardan krokide A, B ve D harfi ile ifade edilen bölümlerin ... ilçesi, ... Köyü 142 ada 39 ve 41 parsel olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/158 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu açıklanarak, malik haneleri boş bırakılmak suretiyle 30.09.2009 tarihinde kadastro tespitlerinin yapıldığı ve ... Kadastro Mahkemesi’nin 2013/107 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları anlaşılmıştır.Tüm bu açıklamalar kapsamında; kadastro tutanağı düzenlenmiş, ancak kadastrosu kesinleşmemiş taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklara bakmak Kadastro Mahkemesi'nin görevine girer. Kadastro tutanağı düzenlenmekle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/son maddesi hükmüne göre, görev Kadastro Mahkemesi'ne geçmiştir. Öte yandan, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrası ile de, kadastro tutanağı kesinleşmemiş taşınmazlara ilişkin davaların Kadastro Mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece anılan hükümler gözönünde tutulmak suretiyle Kadastro Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken (Karabük Kadastro Mahkemesi'nin 2013/107 esas sayılı dosyasına) işin esası yönünden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.Davalı Hazine ve dahili davalı DSİ vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün, krokide A,B ve D harfi ile ifade edilen taşınmazların davacı adına tapuya tesciline ilişkin bölümlerinin, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.