MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İcra emrine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İcra takibinin dayanağı olan ... 6. İş Mahkemesi'nin 22.02.2010 tarih, 2009/742 Esas, 2010/56 Karar sayılı ilamında, "Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal sürede başvurusuna rağmen işverenin işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren işçinin 4 aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine, davacı işçinin, işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleştiği tarihe kadar gerçekleşen en çok 4 aya kadar ücret ve hakların ödenmesine ." hükmedilmiştir.
Bu hali ile ilam işe iade ilamı olup yargılama gideri ve vekalet ücreti dışında likit bir miktarın tahsiline ilişkin eda hükmünü içermemektedir. Söz konusu halde, asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden ilamlı icra takibi yapılamaz. Borçlu itirazında haksız ve fahiş olan 16.490,36 TL tutar için takibin iptalini istemiş ise de dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında ''herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla'' bu kısma itiraz ettiğini ve icra emrinin iptalini talep ettiğini belirttiğinden takibin asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.