MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3.kişi Şirket vekili, ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/1233, 1234 ve 1235 Esas sayılı takip dosyalarında borçlu aleyhine yapılan icra takibi sonucu borçlunun işyerindeki tüm menkul ve gıda maddelerinin haczedildiğini, bu mallardan faturaları Mahkemeye ibraz edilenlerin davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki ilişki nedeniyle, borçluya konsinye mal olarak verildiğini ancak bedelleri tahsil edilemediğinden halen bu konsinye olarak verilen pirinçlerin kendilerine ait olduğundan istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklılar vekili, istihkak davasını kabul etmediklerini, söz konusu malların borçlunun mülkiyetine geçtiğini, davacı 3.kişinin alacağının artık para alacağı olduğundan istihkak iddiasının dayanaksız olması nedeni ile reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı 3.kişinin borçlu ile aralarında ticari ilişki nedeniyle, faturası sunulan malın borçluya teslim edilmesine rağmen, henüz bedeli ödenmediğinden, karşı tarafın ediminin ifası güvence altına alınıncaya kadar kendi ediminin ifasından kaçınabileceği savıyla istihkak iddiasında bulunduğu, İİK'nun 97/a maddesi gereği, taşınır malı elinde bulunduran kişinin onun maliki sayılacağı, istihkak davasına konu malların borçlunun işyerinde haczedildiği, dolayısıyla bu malların borçlunun elinde olduğunun kabulü ile onun maliki sayıldığı bu karinenin aksinin, istihkak iddiasında bulunan 3.kişi tarafından ispat edilmesi gerektiği, istihkak iddiasında bulunan davacının, bu malların borçluya ait olmadığı, aralarındaki sözleşme nedeniyle borçluya teslim edilmiş ise de bedeli ödenmediği için malların maliki sayılamayacağı şeklindeki beyanı taşınır malların zilyetliğin devriyle, mülkiyetinin de devredileceği hususu karşısında geçersiz olduğu, davacının malı teslim etmesine karşın, borçlunun edimini yerine getirmeyip mal bedelinin tahsil edilememesine ilişkin ihtilafın İcra Mahkemesi'nin görevi dışında bulunduğu, bu hususun genel mahkemelerde incelenmesi gereken alacak davasının konusu olduğu, dosya içerisindeki Konsinye Sözleşmesi'nin içeriğinden de hangi mala ilişkin olduğunun belirtilmediği, 04.05.2012 tarih 202 seri nolu faturadan alacağa konu malın gıda maddesi olup, faturanın alt kısmının imzalı olduğu, VUK hükümlerine göre faturanın alt kısmının imzalı olmasının, bedelin tahsil edildiği anlamına geldiği, TMK'nun 764. maddesinde düzenlenen mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla, satışın şartlarının mevcut olmaması nedeniyle davanın reddine, davalı alacaklılar lehine alacağın yüzde 20'si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, karar davacı 3.kişi Şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine göre açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, İcra Müdürlüğü'nün 2012/1233, 1234 ve 1235 Esas sayılı icra takip dosyalarında, tebligat adresi olan, "... Mah. 217.Sok. No:22/1 ..." adresinde borçluya ait market niteliğindeki işyerinde 04.05.2012 tarihinde borçlunun yokluğunda yapılmıştır. Davacı 3.kişi Şirket, haczedilen mallar arasında bulunan Osmancık baldo pirincin Konsinye mal olarak gönderildiğini ve borçluya ait olmadığını belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur. İİK'nun 97/a maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesi gereğince haczedilen taşınır malı borçlu ve 3.kişi birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Ancak, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olan bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından her türlü delille kanıtlanması olanaklıdır.
Borçlu, haczedilen malın 3. kişiye ait olduğunu bildirir veya 3. kişinin istihkak iddiası kendisine tebliğ edilmesine rağmen verilen 3 günlük sürede itiraz etmez ise istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağından, borçlunun açılacak istihkak davasında davalı olarak gösterilmesi gerekmez ise de davacı 3.kişinin Konsinye Mal Satış Sözleşmesi konusunda borçlunun bir beyanı bulunmadığından borçlunun da davaya dahil edilerek bu hususta beyanının alınması gerekir.
Davacı 3, kişi tarafından sunulan 07.03.2012 tarihinde ... İlinde düzenlenen Konsinye Mal Satış Sözleşmesi adi yazılı nitelikte yapılmıştır. Konsinye Mal Satış Sözleşmesi içeriğinden borçluya hangi malların verildiği yazılmamıştır. Sunulan sevk irsaliyesinde 55 kilo Osmancık PK Pirinç yazılı olup, taraflarca imzalanan sözleşmede malın ayırt edici özellikleri bulunmamaktadır.
Davacı 3.kişi Şirket, istihkak iddiasında bulunduğu hacizli malları borçluya konsinye satış olarak gönderildiğine ilişkin ayırt edici özelliği olmayan sevk irsaliyesi ve Konsinye Sözleşmesi sunmuştur. Mahkemece yapılacak iş, borçluyu davaya dahil ederek konsinye mal satışı konusunda beyanı alınarak, uzman bilirkişi aracılığı ile davacı 3.kişi Şirketin ticari defterlerinde ayrıntılı bir inceleme yapılarak, hacizli malın iddia edildiği gibi konsinye satış olarak borçluya gönderilip gönderilmediği ve mülkiyetin haciz sırasında elinde bulunduran borçluya geçip geçmediği net bir şekilde tespit edilmelidir. Dava konusu malların mülkiyeti haciz tarihinde davacı 3.kişiye ait olduğunun ve konsinye olarak gönderildiğinin tespit edilmesi halinde davanın kabulüne, aksi durumda şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince, Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy