MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2012/386-2013/220
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6178 sayılı Takip dosyasında yapılan 01.10.2012 tarihli haciz sırasında, davalı 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK'nun 99 maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlular, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre: davacı vekili tarafından ibraz edilen belgelerle haciz tutanağı değerlendirildiğinde dava konusu mahcuzların icra kefili İbrahim Çetinkaya'ya ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, uyuşmazlık konusu değerin kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle 25.07.2013 tarihli ek karar ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı 3.kişi vekili bu kez, temyiz talebinin reddine dair ek kararı temyiz etmiştir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa'nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000.- TL’sını geçmesi gerekir. İİK'na 4949 sayılı Yasa'nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10,00.-TL‘sını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. Buna göre hesaplama yapıldığında 2013 yılında İcra Mahkemeleri’nce istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyiz konusu 5.240,00.-TL’sının üzerinde bulunmalıdır.
İİK’nun 363. maddesinin 1. fıkrasının 7. bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer alan özel düzenlemeye göre icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır.
Somut olayda ise, temyiz konusu mahcuzların değeri 5.240,00.-TL’sının üzerindedir. Açıklanan nedenlerle hükmün temyizinin kabil olduğunun kabulü gerekeceğinden, Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.07.2013 tarih, 2012/386 Esas, 2013/220 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına oybirliğiyle karar verildikten sonra temyiz incelemesine geçildi.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” iddiasının reddi davası niteliğindedir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, üçüncü kişi ya da onun adına vekili, yetkilisi, vb. bir kişi ya da borçlu tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak geçerli bir istihkak iddiasında bulunulmasıdır. Tüzel kişilerde istihkak iddiası tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.
Somut olayda, 01.10.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunan A.. T..'in 3.kişinin yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili tüzel kişi şirketin temsilcisi olmadığı sabittir. Davalı 3.kişinin yetkili temsilcisi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasıda bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
24.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy