.....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İİK'nun 149. maddesinde “İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir. Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının taşınmazın satışını isteyebileceği bildirilir.” hükmüne yer verilmiştir.
İİK'nun 150/ı maddesinde ise “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149'uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır... İcra Mahkemesi'nde yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez...." hükmüne yer verilmiştir.
.....
Bu yasal düzenlemelere uymayan hallerde ipoteklerin ilamlı icra yoluyla takibi mümkün değildir.
Somut olayda, ....... Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 17.03.2009 tarih, ..... yevmiye nolu ipotek belgesine 16.03.2009 tarihli kefalet taahhütnamesine ve 01.07.2010 tarihli ihtarnamesine dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 17.03.2009 tarih, 385 yevmiye numaralı ipotek akit tablosu “...taşınmazın tamamını ..... bankalardan kullanacağı kredilere .... tarafından verilen ve verilecek kefaletin teminatını teşkil etmek üzere 938.000,00 TL akti faizli ve ekteki oniki maddeden ibaret şartlar dahilinde ipotek ettiği...” şeklinde açıklama içermektedir. Bu haliyle ipotek İİK'nun 150/ı maddesinde belirtildiği şekilde borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakti veya gayrinakti bir krediyi kullandıran banka tarafından ibraz edilmemiştir. Borçluya kredi kullandıracak kredi kuruluşuna garanti veren alacakl.......tarafından alınan ipotek takip konusu yapılmıştır. Bir başka anlatımla, somut olayda, İİK'nun 150/ı koşullarını taşıyan limit ipoteği olmadığı gibi, İİK'nun 149 maddesinde düzenlenen karz ipoteğinin varlığından da söz edilemez.
Borçlunun kullandığı krediler nedeniyle borcunun bulunup bulunmadığı, miktarı, yapılan kefalet sözleşmesi kapsamında muaccel olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirir. Bu nedenle, anılan maddelere dayanılarak alacağın ilamlı icra yoluyla tahsili mümkün değildir. İcra İflas Kanunu'na göre inceleme yapmakla sınırlı yetkili İcra Mahkemesince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken bu yetki aşılarak yapılan inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy