MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.02.2012 gün ve 1489/99 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak kadastro sırasında ... adına tespit ve tescil edilen 166 ada 176 parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili duruşmada davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; kazanmayı sağlayan zilyetlik koşullarının davacı yararına oluştuğu açıklanarak davanın kabulüne, parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; nizalı 166 ada 176 parsel, 14.11.1996 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 04.05.1964 tarih ve 313 nolu tapu kaydının revizyonu ile ... adına tespit edilmiş, tutanağın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile 11.07.2000 tarihinde tapu oluşmuştur.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılmak mümkün değildir. Şöyle ki; kadastro sırasında revizyon gören tapu, 4753 ve 5618 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasasının uygulanması sonucu oluşmuş olup, kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihe kadar gitti kaydının da bulunmadığı saptanmıştır. Bu tür yerlerin kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilebilmesi için ... adına tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yıllık kazanma süresinin dolmuş olması gerekir. 27.10.2011 tarihinde taşınmazın başında yapılan keşif ve bu keşifte hazır bulunan teknik bilirkişinin 01.11.2011 tarihli raporundan 04.05.1964 tarih ve 313 sıra numaralı dayanak tapu kaydının taşınmaza uyduğu anlaşılmıştır. Keşifte davacı tanıklarının yaşları ve 1957'den beri taşınmazda davacının eklemeli zilyetliğinin bulunduğuna dair beyanları dikkate alındığında, dayanak tapunun oluştuğu 1964 tarihinden önce 20 yıllık zilyetlik ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy