MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 22.maddesinin beşinci fıkrasında; "Değeri Beşyüzmilyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda Heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesi'nin vereceği karar kesindir" düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanunun aynı maddesinin altıncı fıkrasına göre de; "Değeri Beşyüzmilyon lira ve üstündeki uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin verecekleri kararlar, Tüketici Mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir. Kararların bağlayıcı veya, delil olacağına ilişkin parasal sınırlar her yılın Ekim ayı sonunda ... Endeksinde meydana gelecek yıllık ortalama fiyat artışı oranında artar. Bu durum, Bakanlıkça her yıl Aralık ayı içinde Resmi Gazete'de ilan edilir."
Somut olayda takip dayanağı yapılan Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 02.07.2012 tarih ve 13/87 sayılı kararında da; "..Emsal hesaplamanın Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 20.maddesi kapsamında değil ...Hizmetleri Yönetmeliği'nin 20.maddesine göre 08.07.2008-21.02.2012 tarihine kadar tüketim miktarının hesaplanarak farkının iadesine" karar verildiği, alacaklı tarafından söz konusu Tüketici Hakem Heyeti kararının yerine getirilmesi amacıyla borçlu hakkında ilamlı icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
HGK'nun 8.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. - 1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla,
hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez.
Takip dayanağı ilamda likit bir alacak belirlenmediği gibi, net alacağın hesaplanması da yargılamayı gerektirmektedir. Hüküm fıkrasının bir tespit niteliğinde olduğu, alacaklı lehine belli bir miktarın tahsiline dair eda hükmünü içermediği görülmektedir.
Bu durumda Mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy