MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.06.2001 gün ve 292/127 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 22.12.1999 havale tarihli dava dilekçesinde özetle: Kadastro çalışmaları sırasında, iş bu dava konusu 145 ada 43, 151 ada 1 ve 164 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ... adına tespit ve tescil edildiğini; oysaki, bu yerlerin kadastrodan önceki yıllarda, köyde yapılan toprak tevzii çalışmalarında, 359 ve 942 parsel olarak ... adına tespit ve tescilli iken; miras bırakanı (babası) ...’nın o yer Asliye Hukuk Mahkemesine açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasıyla yerel Mahkeme'nin 24.02.1982 gün ve 1974/343 Esas-1982/58 Karar sayılı kesinleşen ilamı sonucunda murisi adına tesciline kararının bulunduğunu, babası öldüğünden söz konusu ilamdan yeni haberdar olduğundan ve mirasçıları arasında yapılan taksimle kendisine kaldığından; ... üzerine kadastro yoluyla oluşan tapuların iptali ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, 06.03.2000 havale tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Ayrıca dava dilekçesinde tutunulan mahkeme kararının dava konusu yerlerle ilgili olmadığını açıklamıştır.
Mahkemece, 13.06.2001 tarihli kararla, davanın kabulüne, dava konusu 145 ada 43, 151 ada 1 ve 164 ada 2 nolu parsellerin ... adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle, bu taşınmazların davacının murisi ...’ya ait Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.03.2000 tarih ve 2000/63-66 Esas-Karar sayılı veraset belgesindeki davacı ile öteki mirasçıları adına verasette iştiraklı olarak tesciline kararı verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde ... temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde yazılı nedenlerle bozma talepli olarak temyiz edilmiştir.
Toplanan kanıtlar, tüm dosya kapsamından; dava konusu parsellere ilişkin kadastro tutanaklarının onaylı fotokopileri dosyadadır. 164 ada 2 parsel: 02.08.1965 tarih ve 107 nolu tapu kaydı esas alınarak, 50.545, 67 m² olarak, tarla niteliğiyle, 09.10.1995 tarihinde, ... adına tespit görmüş ve itirazsız olarak 30.01.1996 tarihinde kesinleşmiştir. 151 ada 1 nolu parsel: 02.08.1965 tarih ve 256 nolu tapu kaydına göre, 7100 m² olarak, tarla niteliğiyle, 26.09.1995 tarihinde ... adına tespit görmüş ve itirazsız olarak 30.01.1996 günü kesinleşmiştir. 145 ada 43 nolu parsel ise: 02.08.1965 gün ve 256 sıra nolu tapu kaydı esas alınarak, tarla niteliğiyle 03.09.1995 tarihinde ... adına tespit görmüş ve itirazsız olarak 30.01.1996 tarihinde kesinleşmiştir. Söz konusu parsellere revizyon gören tapu kayıtları getirilmiştir. 02.08.1965 gün ve 107 nolu tapu kaydı, senetsizden tarla niteliğiyle 50.000 m² olarak ... adına tescil edildiği saptanmıştır. Yine, 02.08.1965 gün ve 256 sıra nolu tapunun da, senetsizden, tarla niteliğiyle, 11.000 m² olarak ... adına tescil edildiği belirlenmiştir. Karara esas alınan hasımsız veraset belgesi dosyadadır. Davacının murisi ...’nın 23.02.1990 tarihinde öldüğü, mirasçıları olarak, davacı ile birlikte Gülser, ..., ... ve Selahattin’in kaldıkları görülmüştür. Murisin diğer mirasçıları dahili davalı olarak davaya dahil edilmişlerdir. Bu kişiler 19.07.2000, 27.09.2000 ve 14.03.2001 günlü oturumlarda: Açılan iş bu davaya bir diyeceklerinin olmadığını, bu yerlerin murisleri ...’dan kaldığını, murisin tüm mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, davacının dava dilekçesinde sözünü ettiği mahkeme dosyası getirtilerek ilk oturumda incelenmiştir. Mahallinde keşif yapılmıştır. 1926 ve 1933 doğumlu yerel bilirkişilerle 1928 ve 1932 doğumlu tespit bilirkişileri ile davacı tanıkları dinlenmiştir. Ayrıca, resen görevlendirilen ziraatçi bilirkişi ve teknik bilirkişinin rapor ve krokileri dosya içerisindedir fakat, davacının dava dilekçesinde sözünü ettiği 24.02.1982 tarih ve 1974/343 Esas- 1982/58 Karar sayılı dava dosyasının henüz derdest olduğu noksanın tanımlanması yoluyla getirtilen Dairenin 2011/1932-2421 Esas-Karar sayılı bozma kararından anlaşılmıştır. Açıklanan olgular mahkemenin ve tarafların bilgisi dahilinde ve kabulündedir.
Uyuşmazlık, davacı murisince toprak tevzii çalışmalarından sonra ve arazi kadastrosundan önce aynı taşınmazlarla ilgili açılan ve henüz kesinleşmeyen davaya konu yerlerle ilgili olarak, davacının kadastrodan sonra, muristen intikal ve harici taksimle kendisine özgülendiği iddiasıyla açılan iş bu dava nedeniyle sehven kesinleştirildikleri anlaşılan dava konusu parsellere yönelik olarak açılan iş bu davaya genel mahkemede mi yoksa Kadastro Mahkemesi'nde mi bakılıp bakılmayacağında toplanmaktadır. Bilindiği üzere görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği kuşkusuzdur. Ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5. maddesi ve yönetmeliğin 7/e-2 fıkrası ile aynı yönetmeliğin 5 ve 6. maddeleri dikkate alınarak aynı Yasa'nın 26/Son ve 27/1. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek ve dava dilekçesindeki yazılı olan esas ve karar numarasındaki davada verilen kararında kesinleşmediği saptandığı halde yargılamalar devam edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de davacı bağımsız olarak iptal ve tescil istemiştir. Mahkemece, öteki mirasçılar dahili davalı yapılarak onlar lehine de hüküm kurulmuştur. HUMK'da dahili davalı diye bir müessese yoktur. Kaldı ki, dahili davalı kişiler yöntemine uygun olarak harç yatırmadan dava açmadıkları ve asli müdahil olmadıklarından o kişiler adına da iptal ve tescil kararı verilmesi doğru değildir.
Davalı ... temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy