MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.11.2012 gün ve 374/795 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne, dava konusu 125 ada 8 parsel sayılı taşınmazda yer alan 3 nolu dairenin tapu kaydının ½ oranındaki bölümünün iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Ne var ki; hüküm, temyiz edildikten sonra temyiz aşamasında davacı kişinin kimlik tespiti de yapıldığı anlaşılan 01.08.2013 tarihinde Yerel Mahkemeye dilekçe sunarak davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Ardından vekili 03.10.2013 tarihli Daireye sunduğu dilekçesi ile vekil edeninin temyizden feragat ettiğini açıklamıştır. Anılan vekilin dosya arasında yer alan vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olup temyizden feragat yetkisi yoktur. HMK'nun 307.maddesine göre davadan feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı Kanun'un 310. maddesine göre feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Yine HMK'nun 311. maddesi hükmüne göre; feragat kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur, feragat ile dava son bulur. Mahkemece karar verilerek davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı kişi tarafından kimlik tespiti yapılmak suretiyle sunulan dilekçesi ile davadan feragat edildiğine, davadan feragat hakkında karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait bulunduğuna göre vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere yerel Mahkeme'nin ilgili hükmünün bozulması gerekmiştir.Her ne kadar, davacı vekili tarafından verilen ve vekil edeninin temyizden feragat ettiğini açıklayan ve kimlik tespiti yapılmamış dilekçesi mevcut ise de, vekil edeninin sunduğu dilekçesi açıkça davadan feragat biçimindedir. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olup, bu yetkinin temyizden feragati de kapsayacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla, davacı vekilinin de, müvekkilinin iş bu beyanına iştirak ettiği sonucuna varılmıştır. Hal böyle olunca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükümden sonraki vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere kararın 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 148,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy