MAHKEMESİ: İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/03/2013
NUMARASI: 2013/366-2013/351
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün 2009/5406 Esas sayılı dosyasında, haczedilen ......... plakalı aracın 14.01.2010 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile borçludan satın alındığını, araçların trafik kaydı üzerine haczin satıştan sonra konulduğunu belirterek, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, dosya üzerinden yapılan inceleme ile; davacı üçüncü kişinin şikayet dilekçesinin İİK 16 ve devamı maddelerinde düzenlenen şikayet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, davacının takip borçlusu olmadığı, bu sebeple aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı üçüncü kişi dava konusu araç üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Bu niteliği itibariyle uyuşmazlık İİK.nun 96 vd. maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir. Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mahkeme hakimine aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup olayların hukuki nitelendirmesini kendisi yapar. Dilekçede şikayetten söz edilmesi HMK'nun 33. maddesi uyarınca "hukuki tavsif hakime aittir" kuralını değiştirmez. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, borçlu da davaya dahil edilerek takip miktarı veya mahcuzun miktarından hangisi az ise o değer üzerinden nispi harç alınarak ve varsa noksan harç tamamlattırılarak ve tarafların tüm delilleri toplanarak, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile hatalı değerlendirme ile davacı 3. kişinin şikayet dilekçesinin İİK 16 ve devamı maddelerinde düzenlenen şikayet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.