......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine, 11.02.2002 tarih ve 1446 yevmiye sayılı 30.000.000.000 TL limit üzerinden kurulan taşınmaz ipoteğine dayalı olarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu, kendisine muacceliyet ihtarının gönderilmediği, istenen kadar borcun ve faizin bulunmadığı, limitin aşılarak talepte bulunulduğu ve takip sonrası ödemelerle borcun sona erdiği iddiasıyla takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, borçlunun şikayet ve itirazlarını süresi içerisinde bildirmediğinden reddiyle, takip sonrası ödemelerin kapak hesabında nazara alınmasına karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
MK'nun 851 ve 881.maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ipoteğinde (üst sınır ipoteği) borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlanabilir. MK'nun 875.maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir. ....... 24.05.1989 tarih ve 1989/11-294 E, 1989/378 K. sayılı kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. İpoteğin üst sınır ipoteği olması halinde borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. İpotek akdinin niteliği gözönüne alındığında limitin aşıldığı yönündeki şikayetler ise süreye tabi değildir.
Yine İİK.nun 149/a maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Yasa'nın 33/2. maddesi gereğince, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, takip sonrası ödeme iddiası süreye tabi değildir.
......
Bu durumda Mahkemece, süreye tabi bulunmayan limit aşımı şikayeti ile takip sonrası ödeme iddiasının esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy