MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/4916 sayılı takip dosyasında trafik kaydına 20.01.2011'de haciz konulan ... plaka sayılı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme 02.07.2009'da satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce üçüncü kişiye geçtiğini belirterek istihkak iddasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı alacaklı vekili, cevap dilekçesinde dava konusu aracın borçlu adına kayıtlı olması nedeni ile haczedildiğini, diğer yandan aracın satın alındığı tarihten itibaren uzunca bir süre geçmiş olması nedeni ile adına tescil işlemi yaptırmayan üçüncü kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceğini, fiili yakalama tarihi itibarı ile haczin öğrenildiğinin kabulü gerektiğini, buna göre istihkak iddiasının 7 gün içinde ileri sürülmediğini, davanın açılmasına neden olmadıklarını belirtmiş, 31.10.2012 günlü oturumda ise, açılan davayı kabul ettiklerini, haczin kaldırılmasını sağladıklarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirtmiştir.Mahemece toplanan delillere göre: "dava konusu ... plaka sayılı aracın trafik kaydına haciz konulmasından sonra 11.01.29-012'de fiilen yakalanarak trafikten men edildiği, haczin bu tarihte öğrenildiğinin kabulü gerektiği, haczi öğrenme tarihine göre 7 günlük yasal hak düşürücü süresi içinde istihkak iddiasında bulunmadığı" gerekçesi ile davanın süre aşımından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96.vd. maddeleri uyarınca açtığı "istihkak" davası niteliğindedir.Davanın yargılaması devam ederken alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda alınan 12.09.2012 tarihli kararla dava konusu haczin kaldırıldığı anlaşılmaktadır.İstihkak davalarında geçerli bir haczin varlığı dava şartıdır.Somut olayda haciz, hüküm kesinleşmeden ortadan kalktığından dava konusuz kalmıştır. Bu koşullarda karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcının ve hacizli malın değerinden daha az olan alacak miktarı üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekir.
Belirtilen tümbu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy