MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.12.2011 gün ve 13/925 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, 60 yıldan beri davacının zilyetliği altında bulunan taşınmazın kadastro çalışmalarında 24 ada 29 parsel sayısı ile davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, davalı üzerindeki kaydın iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; 22.09.2003 tarihli yargılama oturumunda dava konusu taşınmaz hakkında ... Kadastro Mahkemesi'nde devam eden 1987/356 sayılı dava bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Muristen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkeme'nin bu kararına katılmak mümkün değildir. Dava konusu taşınmaz ... Kadastro Mahkemesi'nin 1987/272 Esas, 1993/121 Karar sayılı ilamı ile hükmen ... adına tescil edilmişse de, ... Kadastro Mahkemesi'nin 22.01.2003 tarihli yazı cevabı ve ekindeki 1987/356 Esas sayılı dosya örneğine göre taşınmaz, tutanağa yönelik itiraz üzerine halen davalıdır. Davacı kadastro öncesi nedenlere dayanarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğuna ve dava konusu taşınmaz hakkında tespite itiraz üzerine Kadastro Mahkemesi'nde devam eden dava bulunduğuna göre, davacının talebi, 3402 sayılı Yasa'nın 26/D maddesi uyarınca yargılaması devam eden 1987/356 Esas sayılı davaya asli müdahale niteliğinde olup görevli Mahkeme, Kadastro Mahkemesi'dir. Görev Kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, Mahkemece re'sen gözönünde tutulması gerektiğinden, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözönünde tutulmaksızın işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.