MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2013
NUMARASI : 2012/599-2013/272
R.. Ş.. ve müşterekleri ile İ.. Ş.. aralarındaki itirazın iptali davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.06.2013 gün ve 599/272 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, tarafların ortak murisindan intikal eden terekenin Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/22 sayılı Tereke dosyası ile tespit edildiğini, yapılan tespitte ortak murise ait toplam değeri 9.900 TL olan tarım aletlerinin kendisinde bulunduğunun davalı tarafından kabul edildiğini, vekil edenleri tarafından davalı hakkında Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6818 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin davalının itirazı sonucunda durdurulduğunu açıklayarak vaki itirazın iptaliyle takibin devamına ve % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tarım aletlerinin murise ait olmadığını ve tespit dosyasında da bunu kabul etmediğini bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ortak muristen intikal eden ve toplam değeri 9.900 TL olan tarım aletleri davalı tarafından yanında götürüldüğünden açılan davanın kısmen kabulüyle 5.568,75 TL için takibin devamına karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, ortak muris M.. Ş..'in 04.06.2008 tarihinde ölümüyle geriye davacılar ile davalıyı mirasçı olarak bıraktığı, davacılar Rafi, Mümün ve Recep tarafından terekenin tespiti istemiyle Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvuruda bulunulduğu ve 2008/22 Tereke sayısı ile terekenin tespitinin yapıldığı, terekenin tespitinden sonra aynı davacılar tarafından davalı hakkında başlatılan ilamsız takibin süresi içinde yapılan itiraz üzerine durmasına karar verildiği saptanmıştır. Davacılar, davalının terekenin tespiti dosyasında toplam değeri 9.900 TL olan tarım aletlerinin ortak murise ait olduğunun kabul edildiğini ileri sürmüş ise de, davalı tarım aletlerinin başında yapılan keşifte '' tarım aletleri babamdan kaldı Ancak ben çalıştım. Ben aldım diyebilirim. Çünkü ben çalıştım. 50 yıldır köyde çalışırım. Tarlaları da icarla babamdan aldım'' şeklinde beyanda bulunmuş, eldeki dosyada dinlenen davacı tanıkları muris ve eşinin ölümüne kadar çok uzun yıllar davalı ile aynı evde yaşadıklarını ve ortak Kazanca sahip olduklarını bildirmişlerdir. Gerek davalının savunması gerekse de, tanık beyanlarından tarım aletlerinin mülkiyetinin çekişmeli olduğu açıktır. Bu halde davacıların para olarak takip edilecek kesinleşmiş bir alacakları bulunmadığı ve menkul mal niteliğindeki tarım aletlerinin ortak muristen kaldığı sabit olsa da, alacağın ancak terekenin tasfiyesi sonucunda istenebileceği, başka bir değişle miras ortaklığı sürdüğü müddetçe davacılara miras payları oranında bir ödeme yapılması mümkün olmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenler yerindedir. Kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 100,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy